Manisa’da Filistin’de savaşta hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Hatuniye Camii İmam Hatibi Hayrettin Çoban, “Cenabı Allah her canlı ölümü tadacaktır. Ve siz bize döndürüleceksiniz buyurur. Bu fani dünyada ölüm nerede, ne zaman, ne şekilde geleceği belli olmayan bir hayatı yaşıyoruz. Filistin'de ümmetin yetim ve garip çocukları Filistinli kardeşlerimiz asırlar boyunca emsali görülmemiş bir katliam ama bir soykırım tabiri tutuldu. Dünyanın gözü önünde acımasızca evleri, barkları başlarına yıkıldı. Mabetleri yerle bir edildi. Savaşın böyle bir ahlakı vardır derler. Çocuklar, yaşlılar hastaneler, mabetler savaş alanından muaftır. Oralara tecavüz edilmez. Bu kafirler hiçbir şeyi tanımadı. Hiçbir şeyi göze almadı. Yalnızca Müslümanları, masum çocukları, kadınları katlettiler. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Mekke dönemindeydi. Mekkeli azgın müşrikler Müslümanlara akla hayale gelmedik eziyetler, işkenceler yapıyordu. Efendimiz Peygamber Kâbe-i Muazzama’da namaz kılıyordu. Namaz kılarken Ebu Cehil ve avenesi getirdiler Efendimizin üzerine bir deve işkembesi koydular. Efendimiz secdeden kalkamıyordu. Biricik kızı Fatıma koşup geldi. Allah Resulü'nün omuzundan onu aldı. Efendimiz ancak zorlayabildi, namazı tamamladı. Ardından şöyle dedi. İlahi! Bu Mekkeli kafirleri, müşrikleri, bu zalimleri, bu kadir kıymet bilmez insanları sana havale ediyorum ya Rabbi dedi. Sana havale ediyorum. Sana havale ediyorum. Efendimizin duasıyla bu günün Ebu Cehillerini ve onların yandaşlarını, küresel zalimleri Ya Rabb'i sana havale ediyoruz. Ya Rabbi sana havale ediyoruz. Ya Rabbi sana havale ediyoruz. En yakın zamanda Müslüman kardeşlerimizin yeniden muhabbetleriyle, yeniden sevgileriyle, muhabbetle buluşmalarını nasip eyle. Onlara kahreden en ağır bombaları denemek için bile olsa yapamayacaklarını yapan küresel zalimlerin elinde Rabbim kahru perişan eylesin” diye konuştu. 

Cenaze namazının ardından AGD temsilcileri tarafından yapılan basın açıklamasında, direniş iradesinin sarsılmazlığına dikkat çekildi. Toplanan kalabalığa hitaben yapılan konuşmada, bu buluşmanın sadece bir yas merasimi değil, aynı zamanda bir şehadet ahdini tazelemek ve zulme karşı saf tutmak olduğu vurgulandı. Açıklamada, İsrail’in saldırılarında hedef alınan isimlerin birer hatıradan ibaret olmadığı, aksine teslim olmayan bir iradenin simgesi haline geldikleri ifade edildi.
Basın açıklamasında özellikle İslam dünyasına ve yöneticilere yönelik sert eleştiriler yer aldı. Gazze'de akan kanın durdurulması için somut adımlar atılması gerektiği belirtilirken, kınama mesajlarının ve göstermelik zirvelerin bir karşılığının kalmadığı dile getirildi. Açıklamada, "İsrail ile ilişkilerini sürdüren her yönetim bu zulmün ortağıdır" denilerek, İslam İşbirliği Teşkilatı’na ve karar alıcı mekanizmalara irade gösterme çağrısı yapıldı.
Manisalıların yoğun destek verdiği eylemde, Filistin meselesinin sadece bir bölge meselesi değil, bir iman ve insanlık davası olduğu hatırlatıldı. Gazze özgürleşene kadar seslerin yükselmeye devam edeceği belirtilen programda, "Zulme karşı susmak ihanettir" mesajı verildi. Vatandaşlar, yapılan duaların ardından sessizce dağılırken, bu tür etkinliklerin bölgedeki farkındalığı artırmak adına devam edeceği bildirildi.