Besin hassasiyetinin temelinde anksiyete olabilir

Sağlık 01.09.2025 - 12:39, Güncelleme: 01.09.2025 - 12:39
 

Besin hassasiyetinin temelinde anksiyete olabilir

Besin intoleransı, bazı gıdaların sindirilememesiyle ortaya çıkarak; şişkinlik, baş ağrısı ya da cilt sorunları gibi belirtilerle kendini gösteren bir sağlık sorunu. Ancak her şikâyet gerçek bir intoleransa dayanmaz. Bazen stres, travma ya da bedene yönelik aşırı dikkat nedeniyle kişilerin, bazı besinleri kendileri için ‘zararlı’ olarak algılayabileceğinden bahseden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Bu durumda biyolojik değil psikolojik etkenler ön plana çıkar. Bireyin bedenini kontrol etme arzusu, yaşamdaki belirsizliklerle baş etme stratejisi olarak da ortaya çıkabilir. Gıda tercihlerine sınırlamalar getiren biri, içsel kontrol sağladığını düşünebilir” dedi.

Anksiyete bozukluğu ile mücadele eden bireyler, bedensel duyumlara karşı daha hassastır. Vücutta normal kabul edilen sindirim belirtileri bile bu kişiler tarafından tehdit olarak algılanabilir. Bunun sonucunda da içsel tarama davranışının gelişebileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Her mide gurultusu, şişkinlik veya yorgunluk halinin ‘gıda intoleransı’ şüphesiyle değerlendirilmesi doğru değil. Anksiyete bozukluğuna sahip kişiler, kontrol ihtiyacı ve belirsizliklere tahammülsüzlük nedeniyle en azından ne yediklerini kontrol ederek rahatlama hissi yaşamak isterler. Ancak profesyonel destek almadan yapılan gıda kısıtlamaları, sadece fizyolojik yoksunluk yaratmakla kalmaz, aynı zamanda beden algısını da olumsuz etkiler” açıklamasında bulundu.   Şikayetlerin kaynağı araştırılmalı Anksiyete bozukluğu olan bireylerde besin intoleransı şüphesiyle daha sık karşılaşılmasının, bilişsel çarpıtmalar ve bedensel duyumların yanlış yorumlanması olduğunu vurgulayan Unutmaz, “İntolerans testleri yardımıyla, beslenme planından bazı besin grupları bir uzman gözetiminde çıkartılarak kişide oluşan şikayetlerin devam edip etmediği gözlemlenebilir ya da bu duruma hangi zihinsel süreçlerin yol açtığı incelenebilir. Bu yaklaşım sayesinde, gereksiz kısıtlamaların önüne geçilerek hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı destekleyen daha bütüncül bir yol izlenebilir” şeklinde konuştu.   Mide ve bağırsak ikinci beyin konumunda Mide, beyinle çift yönlü bir iletişim halinde olduğu için yalnızca bir sindirim organı olarak değerlendirilmemeli diyen Unutmaz, “İkinci beyin olarak adlandırılan bağırsak sistemi de duygu durumla yakından ilişkili. Kaygı, stres, öfke ve korku gibi duygulara karşı mide bulantısı, iştahsızlık, kramp veya şişkinlik gibi fiziksel tepkiler oluşabiliyor. Bu nedenle, psikolojik süreçlerin midenin işleyişini doğrudan etkileyebileceği, aynı zamanda mide kaynaklı duyumların da zihinsel süreçleri tetikleyebileceği bilinmeli. Özellikle sosyal yaşamda yemek; bağ kurma, keyif alma ve kimlik ifade etme yollarından biri olduğu için bu alanın daralması; yalnızlaşma, sosyal kaygı ve yeme davranışlarında bozulma gibi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca bireylerde ‘yanlış inançlar’ pekiştikçe, gıdalarla ilgili zorlayıcı düşünceler artabilir. Zamanla bu durum obsesif kompulsif eğilimleri veya sağlık kaygılarını güçlendirebilir” dedi.     Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Hakkında Yaşam kalitesini artırmak için dünya standartlarında sağlık hizmeti sunmak hedefiyle kurulan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi, modern tıbbın gereklerini yeni ve kapsamlı bir sağlık anlayışıyla hastalarına aktarıyor. Hizmet kalitesine önemli katkı sağlayan Johns Hopkins Medicine (JHM) ile devam eden iş birliği Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nin sağlığın merkezi olma vizyonunu da destekliyor. Kurulduğu günden buyana gerçekleştirdiği çalışmalarla ‘Sağlığın Merkezi’ konumuna ulaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi; onkoloji, kalp damar sağlığı, kadın hastalıkları ve tüp bebek, nöroloji, cerrahi bilimler ve iç hastalıkları dahil olmak üzere tüm branşlarda sunduğu hizmetlerde hasta odaklı yaklaşımla hareket ediyor. Hizmetlerinde hasta hakları ve güvenliğini temel önceliği olarak belirleyen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi, kaliteli sağlık hizmeti ile dünyanın farklı bölgelerinden gelen hastalara tedavi olanağı sunuyor.
Besin intoleransı, bazı gıdaların sindirilememesiyle ortaya çıkarak; şişkinlik, baş ağrısı ya da cilt sorunları gibi belirtilerle kendini gösteren bir sağlık sorunu. Ancak her şikâyet gerçek bir intoleransa dayanmaz. Bazen stres, travma ya da bedene yönelik aşırı dikkat nedeniyle kişilerin, bazı besinleri kendileri için ‘zararlı’ olarak algılayabileceğinden bahseden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Bu durumda biyolojik değil psikolojik etkenler ön plana çıkar. Bireyin bedenini kontrol etme arzusu, yaşamdaki belirsizliklerle baş etme stratejisi olarak da ortaya çıkabilir. Gıda tercihlerine sınırlamalar getiren biri, içsel kontrol sağladığını düşünebilir” dedi.

Anksiyete bozukluğu ile mücadele eden bireyler, bedensel duyumlara karşı daha hassastır. Vücutta normal kabul edilen sindirim belirtileri bile bu kişiler tarafından tehdit olarak algılanabilir. Bunun sonucunda da içsel tarama davranışının gelişebileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Her mide gurultusu, şişkinlik veya yorgunluk halinin ‘gıda intoleransı’ şüphesiyle değerlendirilmesi doğru değil. Anksiyete bozukluğuna sahip kişiler, kontrol ihtiyacı ve belirsizliklere tahammülsüzlük nedeniyle en azından ne yediklerini kontrol ederek rahatlama hissi yaşamak isterler. Ancak profesyonel destek almadan yapılan gıda kısıtlamaları, sadece fizyolojik yoksunluk yaratmakla kalmaz, aynı zamanda beden algısını da olumsuz etkiler” açıklamasında bulundu.

 

Şikayetlerin kaynağı araştırılmalı

Anksiyete bozukluğu olan bireylerde besin intoleransı şüphesiyle daha sık karşılaşılmasının, bilişsel çarpıtmalar ve bedensel duyumların yanlış yorumlanması olduğunu vurgulayan Unutmaz, “İntolerans testleri yardımıyla, beslenme planından bazı besin grupları bir uzman gözetiminde çıkartılarak kişide oluşan şikayetlerin devam edip etmediği gözlemlenebilir ya da bu duruma hangi zihinsel süreçlerin yol açtığı incelenebilir. Bu yaklaşım sayesinde, gereksiz kısıtlamaların önüne geçilerek hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı destekleyen daha bütüncül bir yol izlenebilir” şeklinde konuştu.

 

Mide ve bağırsak ikinci beyin konumunda

Mide, beyinle çift yönlü bir iletişim halinde olduğu için yalnızca bir sindirim organı olarak değerlendirilmemeli diyen Unutmaz, “İkinci beyin olarak adlandırılan bağırsak sistemi de duygu durumla yakından ilişkili. Kaygı, stres, öfke ve korku gibi duygulara karşı mide bulantısı, iştahsızlık, kramp veya şişkinlik gibi fiziksel tepkiler oluşabiliyor. Bu nedenle, psikolojik süreçlerin midenin işleyişini doğrudan etkileyebileceği, aynı zamanda mide kaynaklı duyumların da zihinsel süreçleri tetikleyebileceği bilinmeli. Özellikle sosyal yaşamda yemek; bağ kurma, keyif alma ve kimlik ifade etme yollarından biri olduğu için bu alanın daralması; yalnızlaşma, sosyal kaygı ve yeme davranışlarında bozulma gibi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca bireylerde ‘yanlış inançlar’ pekiştikçe, gıdalarla ilgili zorlayıcı düşünceler artabilir. Zamanla bu durum obsesif kompulsif eğilimleri veya sağlık kaygılarını güçlendirebilir” dedi.

 

 

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Hakkında

Yaşam kalitesini artırmak için dünya standartlarında sağlık hizmeti sunmak hedefiyle kurulan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi, modern tıbbın gereklerini yeni ve kapsamlı bir sağlık anlayışıyla hastalarına aktarıyor. Hizmet kalitesine önemli katkı sağlayan Johns Hopkins Medicine (JHM) ile devam eden iş birliği Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nin sağlığın merkezi olma vizyonunu da destekliyor. Kurulduğu günden buyana gerçekleştirdiği çalışmalarla ‘Sağlığın Merkezi’ konumuna ulaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi; onkoloji, kalp damar sağlığı, kadın hastalıkları ve tüp bebek, nöroloji, cerrahi bilimler ve iç hastalıkları dahil olmak üzere tüm branşlarda sunduğu hizmetlerde hasta odaklı yaklaşımla hareket ediyor. Hizmetlerinde hasta hakları ve güvenliğini temel önceliği olarak belirleyen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi, kaliteli sağlık hizmeti ile dünyanın farklı bölgelerinden gelen hastalara tedavi olanağı sunuyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmir35haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.