Biyogaz atıkları, TÜBİTAK projesiyle tarıma kazandırılıyor
Biyogaz atıkları, TÜBİTAK projesiyle tarıma kazandırılıyor
Ege Üniversitesi Ödemiş MYO bünyesinde hazırlanan ve SÜTAŞ ortaklığıyla yürütülecek olan TÜBİTAK projesi, biyogaz tesislerinin fermente atıklarını, fide ve fidan yetiştirme ortamı olarak kullanarak tarımda ithal torf bağımlılığına son vermeyi hedefliyor.
Ege Üniversitesi Ödemiş MYO bünyesinde hazırlanan ve SÜTAŞ ortaklığıyla yürütülecek olan TÜBİTAK projesi, biyogaz tesislerinin fermente atıklarını, fide ve fidan yetiştirme ortamı olarak kullanarak tarımda ithal torf bağımlılığına son vermeyi hedefliyor.
Ege Üniversitesi, üniversite-sanayi iş birliği vizyonu doğrultusunda sürdürülebilir tarım ve çevre teknolojileri alanında öncü bir projeye daha imza atıyor. Ege Üniversitesi Ödemiş Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Alan’ın yürütücülüğünü üstlendiği “Biyogaz Tesisi Üretimi Fermente Ürünlerin Fide ve Fidan Yetiştiriciliğinde Yetiştirme Ortamı Olarak Kullanımı ve Bu Ürünlerin Bakteriyel Hastalıkları Baskılama Etkinliklerinin Belirlenmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1505 Üniversite - Sanayi İşbirliği Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Farklı üniversitelerden araştırmacıların ve genç araştırmacıların bir araya geldiği proje ekibi; bitki yetiştiriciliği, bitki hastalıkları, mikrobiyoloji ve sürdürülebilir tarım alanlarındaki uzmanlıklarıyla çalışmaya katkı sunuyor.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Doç. Dr. Özlem Alan ve ekibini tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Fide ve fidan yetiştiriciliğinde çevre dostu alternatifler
Projenin hedeflerini ve sektöre kazandıracağı yenilikleri anlatan Doç. Dr. Özlem Alan, “Projemizle, biyogaz tesislerinin bir yan ürünü olarak ortaya çıkan fermente ürünleri tarımsal üretime kazandırmayı hedefliyoruz. Böylece hem sürdürülebilir atık yönetimi ve yenilenebilir enerji sistemleri kapsamında bu ürünlerin tarımsal değerini belirleyeceğiz hem de biyogaz tesislerinin çevresel etkilerini azaltarak ekonomik sürdürülebilirliklerine katkı sunacağız. En büyük önceliklerimizden biri de fide ve fidan yetiştiriciliğinde tamamen dışa bağımlı olduğumuz, maliyetli ve kaynakları sınırlı olan torf girdisine karşı yerli, çevre dostu alternatifler geliştirmek. Geliştireceğimiz bu yeni yetiştirme ortamının hastalık baskılayıcı etkileri sayesinde, hastalıktan ari, temiz üretim materyali ile üretimde verim ve kalite artışı yakalamayı amaçlıyoruz. Elde edeceğimiz sonuçların, biyogaz teknolojilerinin tarım sektörüyle entegrasyonuna ve döngüsel ekonomi yaklaşımına çok ciddi katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
Küçük Menderes Havzası için stratejik bir hamle
Ödemiş ve çevresinin tarımsal gücüne dikkat çeken Doç. Dr. Alan, projenin bölge üreticisine de önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Doç. Dr. Alan, “Ödemiş Meslek Yüksekokulumuzun da yer aldığı Küçük Menderes Havzası, Türkiye’de sebze ve süs bitkileri alanında fide yetiştiriciliğinde; meyve ve dış mekan süs bitkileri alanında da fidan yetiştiriciliği açısından önemli üretim bölgelerinden biri. Bölgede yoğun olarak gerçekleştirilen bu üretimlerde yetiştirme ortamı olarak kullanılan ithal torf, maliyetli ve dışa bağımlı bir yetiştirme ortamıdır. Proje sonuçları ile torfa alternatif olabilecek yerel kaynakların belirlenmesi, bölge üreticilerimizin rekabet gücü ve maliyetlerinin düşürülmesi açısından büyük bir önem taşıyor” diye konuştu.
Yürütücülüğünü Doç. Dr. Özlem Alan’ın üstlendiği proje ekibinde; Ege Üniversitesi Ödemiş Meslek Yüksekokulundan Dr. Öğr. Üyesi Nilay Özdemir, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinden Prof. Dr. Soner Soylu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesinden Prof. Dr. Yasemin Evrenosoğlu ve Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Benian Pınar Aktepe araştırmacı olarak görev alıyor. Proje kapsamında ayrıca yüksek lisans öğrencisi Sabriye Kaya da bursiyer olarak yer alarak akademik çalışmalara katkı sunuyor.
İzmir HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


