Ege Üniversitesinde madde kullanımı ve bağımlılığı farkındalığı bilimsel perspektifle ele alındı
Ege Üniversitesinde madde kullanımı ve bağımlılığı farkındalığı bilimsel perspektifle ele alındı
Ege Üniversitesi, Yeşilay Haftası kapsamında madde bağımlılığına karşı toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen “Bilim Kafe” etkinliğine ev sahipliği yaptı. Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü ile Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte; madde kullanımı ve bağımlılıkla mücadelede; güncel madde kullanım verileri, denetimli serbestlik süreçleri, laboratuvar analiz teknikleri ve bu alanda bilimsel gerçekler farkındalık yaratacak bir perspektifle masaya yatırıldı. Akademisyenler, uzmanlar ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlik, interaktif bir şekilde gerçekleştirildi.
Ege Üniversitesi, Yeşilay Haftası kapsamında madde bağımlılığına karşı toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen “Bilim Kafe” etkinliğine ev sahipliği yaptı. Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü ile Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte; madde kullanımı ve bağımlılıkla mücadelede; güncel madde kullanım verileri, denetimli serbestlik süreçleri, laboratuvar analiz teknikleri ve bu alanda bilimsel gerçekler farkındalık yaratacak bir perspektifle masaya yatırıldı. Akademisyenler, uzmanlar ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlik, interaktif bir şekilde gerçekleştirildi.
Haber: Dicle Artak – Sude Can – Pelin Engin
Ege Üniversitesi, Yeşilay Haftası kapsamında madde bağımlılığına karşı toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen “Bilim Kafe” etkinliğine ev sahipliği yaptı. Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü ile Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte; madde kullanımı ve bağımlılıkla mücadelede; güncel madde kullanım verileri, denetimli serbestlik süreçleri, laboratuvar analiz teknikleri ve bu alanda bilimsel gerçekler farkındalık yaratacak bir perspektifle masaya yatırıldı. Akademisyenler, uzmanlar ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlik, interaktif bir şekilde gerçekleştirildi.
“Madde kullanımı tarihin en yüksek seviyesinde”
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Serap Annette Akgür, madde kullanım oranlarının günümüzde tarihin en yüksek seviyelerine ulaştığını vurguladı. Bu durumun halk sağlığı ve toplum güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Akgür, madde kullanımıyla mücadelede madde testlerinin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Akgür, işyerlerinde ve denetimli serbestlik uygulamalarında yapılan madde testlerinin caydırıcı ve önleyici etkisi bulunduğunu, bu kapsamda gerçekleştirilen analizlerin ilgili mevzuat, standart ve rehberlere uygun yürütülmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Metil alkolün toksik etkilerine karşı erken müdahale vurgusu
Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Yusuf Kurtulmuş ise sunumunda metil alkolün insan vücudu üzerindeki toksik etkilerini katılımcılarla paylaştı. Özellikle ilk 24 saatin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Doç. Dr. Kurtulmuş, toksinin gözlerde çok hızlı etki gösterdiğini belirtti. Hayatta kalan vakaların çoğunun kalıcı körlük riskiyle karşı karşıya kaldığını aktaran Doç. Dr. Kurtulmuş, korunma yolları ve erken müdahalenin hayat kurtarıcı olduğunu ifade ederek, “Metil alkol zehirlenmelerinde zamanla yarışmak, kalıcı hasarların önlenmesinde en kritik faktördür” diye konuştu.
Denetimli serbestlik ve rehabilitasyon süreçleri anlatıldı
Etkinliğin devamında Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Rukiye Aslan, denetimli serbestlik mekanizmasının işleyişi hakkında detaylı bilgiler verdi. Madde kullanan kişilerin Denetimli Serbestlik bürolarınca bu hizmeti sunan sağlık kurumlarına yönlendirildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Aslan, izleme sürecinde belirli aralıklarla olgulardan alınan biyolojik örneklerde madde testlerinin uygulandığını kaydetti. Pozitif test sonucu alınan kişilerin 6 oturumluk kapsamlı bir bağımlılık programına dâhil edildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Aslan, “Bu süreçte sadece denetim değil, aynı zamanda psikolojik destek ve meslek edindirme kursları ile bireylerin topluma yeniden kazandırılması hedefleniyor” ifadelerini kullandı.
Laboratuvar süreçlerinde yüksek güvenilirlik
Laboratuvar süreçlerinin teknik detaylarını anlatan Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Melike Aydoğdu, testlerin güvenilirliğinin özel gözetim ve gelişmiş doğrulama yöntemleriyle sağlandığını belirtti. Analizlerin her aşamasının kayıt altında tutulduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Aydoğdu, sonuçların bilimsel kesinlik taşıdığını vurguladı.
Etkinliğin son konuşmacısı olan Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı Öğr. Gör. Dr. Duygu Yeşim Ovat, psikoaktif maddeler ve analizleri konusunda toplumda yaygın olarak dolaşan yanlış inanışlar ile bilimsel gerçekler arasındaki farklara dikkat çekti. Öğr. Gör. Dr. Duygu Yeşim Ovat, özellikle “bir kez denemenin zararsız olduğu”, “tıbbi kullanım amacı bulunan maddelerin bağımlılık potansiyeli taşımayacağı” ya da “biyolojik örneklerden her türlü bilginin kesin ve eksiksiz biçimde elde edilebileceği” yönündeki yaygın yanlış inanışların bilimsel verilerle uyumlu olmadığını vurguladı.
Katılımcıların soruları ve uzmanların interaktif katkılarıyla sona eren etkinlikte, madde bağımlılığı ile mücadelede multidisipliner çalışmanın ve bilimsel kanıta dayalı yöntemlerin önemi bir kez daha tescillenmiş oldu.
İzmir HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


