Genetik yatkınlık profiliyle ilaç harcamalarının yüzde 80'i önlenebilir!
Genetik yatkınlık profiliyle ilaç harcamalarının yüzde 80'i önlenebilir!
Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Moleküler Biyoloji Yüksek Lisans Programı Başkanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, tıbbın geleceği olarak kabul edilen kişiye özel tedavi ve farmakogenetik alanında önemli değerlendirmelerde bulunuldu.
Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Moleküler Biyoloji Yüksek Lisans Programı Başkanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, tıbbın geleceği olarak kabul edilen kişiye özel tedavi ve farmakogenetik alanında önemli değerlendirmelerde bulunuldu.
Genetik profile bakılarak yapılan tedavide başarı yüzde 100'e yakın!
Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, kişiye özel ve farmakogenetik biliminin öneminin dikkat çekmesi, tıbbi tedavi olarak kabul edilen kişiye özel tedavi ve farmakogenetik alanında önemli değerlendirmelerde bulundu. "Aynı ilacı, aynı hastalık için üç farklı genetik yapıdaki insanda tamamen farklı sonuçlar elde edebilirsiniz." diyen Konuk, "Hastaların genetik profillerine bakılarak başarı oranı yüzde 99,5'e ulaşıyor." dedi.
Türkiye'nin ilk uygulamalı farmakogenetikinin Üsküdar Üniversitesi'nde kullanıldığını ve aktif biçimde analizlere başladığını anlatan Prof. Dr. dedi.
Prof. Dr. Konuk; 2 ml kandan elde edilen ilaçlara olan genetik yatkınlık profiliyle ilaç harcamalarının yaklaşık yüzde 80'inin önlenebileceği vurgulandı.
Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Moleküler Biyoloji Yüksek Lisans Programı Başkanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, tıbbın geleceği olarak kabul edilen kişiye özel tedavi ve farmakogenetik alanında önemli değerlendirmelerde bulunuldu.
Aldığımız kırıntıların neredeyse tamamı ekrana giriliyor gibi doğrudan kullanılmıyor
Muhsin Konuk, "İnsanda yaklaşık 22 bin tane gen olduğu söyleniyor. Ancak yüzde 25'inin genetik yapılarının hangi özellikleriyle bulunup bulunmadığı net olarak biliniyor. dedi.
Genetik profile bakılarak tedavi başarı oranı yüzde 99,5'e ulaşıyor
"Aynı ilacı, aynı hastalık için üç farklı genetik yapıdaki insanda tamamen farklı sonuçlar elde edebilirsiniz." diyen Prof. Dr. Konuk, süreci özetledi:
"Eğer bir kişinin enzimleri ilacı çok hızlı metabolize ediyorsa, ne kadar doz verirseniz ilaç etkisiz hale gelir. Eğer normal düzeyde metabolize ediyorsa, düşük doz bile ciddi bir yanıt verir. Eğer yavaş metabolize ediyorsa veya hiç kalmıyorsa, hiçbiri etkisi olmaz. İşte bu nedenle hastaların genetik profillerine bakılarak tedavi başarı oranı yüzde 99,5'e ulaşıyor."
Sağlık harcamaları azalabilir
Bütün hastalıklarda aynı hastalıkta aynı tip ilaç verildiğini dile getiren Prof. Dr. Konuk, şöyle devam etti:
"Bugün istatistik veriler her hastalığın aynı ilaçla yapılan tedavi şeklinin başarı yüzde 20 olduğunu söylüyor. Dolayısıyla kaynaklarımızı yüzde 80'i heba oluyor. Çok ciddi yoğun bir masraf oluyor. Aslında burada devlete önemli bir görev düşüyor. Bu esnek, nasıl ki hastaneden taburcu edilmeden önce bebeklerden destekten üç damla kan alınıyor ve bu örnekle üç farklı genetik sorunla taranıyorsa; aynı sistem bir adım daha mümkün. Bu testlere dördüncü bir tarama eklense ve o tek damla kandan devam ediyordua genetik olan profil de Verilebiliyorsa, ilaç harcamalarının yaklaşık yüzde 80'i önlenebilir. Bu alanda yapılan tedaviyi gösterir.
Kişiye özel tedavide genetik testlerin rolü arttı
Prof. durumdayız. diye konuştu.
Hem etik hem de tedavi açısından bir engel yok
Farmakogenetik analizlerin, tamamen onamına dayalı olarak gerçekleştirildiği için bu alanda herhangi bir etik sorunun söz konusu olup olmadığını da kaydeden Prof. bir devlet politikası hâline getirilebilir ve tüm dünyadan farmakogenetik profilleri belirlenebilir, sağlık harcamalarında ciddi bir tasarruf tasarrufu, bazı alanlardaki harcamaların beşte birine kadar düşürülme olanakları görülebilir.” şeklinde konuştu.
Tıp eğitiminde kişiliğin değişmesi gerekli
Mevcut tıp eğitim gidişatının bu konuda önemsenmediğine dikkat edilmesi Prof. Dr. ifadesinde bulundu.
Türkiye'nin ilk uygulamalı farmakogenetik laboratuvarı Üsküdar Üniversitesi'nde
Türkiye'nin ilk uygulamalı farmakogenetikinin Üsküdar Üniversitesi'nde laboratuvarlandığını ve aktif biçimde analizlere başladığını anlatan Prof. Dr. Bu alanda kurum içi direnişler yaşanmakta, bazı akademik çevrelerde gerekli olan bölgede oluşmamış durumda. Bu nedenle, bu konunun ele alınması, anlatılması ve yaygınlaştırılması. diye konuştu.
SMA ilacının Ar-Ge sürecini tamamladık
Şu anda nadir hastalıkla ilgili ve dünyada ciddi sorunlar yaşandığını, ilaç firmalarının önceliği genellikle kâr elde ettiği, nadir hastalık için ilaç sıcak bakmadıklarını kaydeden Prof.Dr. Bizim temel amacımız hastaların daha hızlı, daha etkili ve daha ekonomik bir şekilde tedavi edilmesini sağlamaktır.” dedi.
Devlet, yıllık sağlık harcamalarında israf edilen para kadar bir bütçeyi bu alana ayırsa…
Konuk, "Bu iş, zannedildiği kadar masraflı değil. Bir insanın 3,5 milyar nükleotid dizisinin analiz edilmesi bugün sadece 1000 yapılabilir. Bu maliyetin yakın gelecekte 300 hatta 200 güne kadar beklenen. Devlet, zaman sağlık harcamalarında israf edilen paraya kadar bir süreyi bu alana ayırırsa, çok büyük bir şey. koruyucu hekimliktir. Batı ülkelerinde olduğu gibi biz de bu yaklaşımla, hastanelerin kapasitesi ve sağlık sistemi daha verimli çalışır.” ifadesinde bulundu.
Yapay zekanın tedavi süreçlerini dönüştürme potansiyeli çok büyük
“Yapay zekanın tedavi süreçlerini dönüştürme potansiyeli çok büyük.” diyen Prof. diye konuştu.
Araştırmaların sadece nöropsikiyatrik kayıtlarla sınırlı olmadığı, tıp fakültelerinin her anabilim dalı bu alanda çalışmayı kapsayanlarını dile getiren Prof. Dr. dedi.
Prof. Dr. Konuk, yalnızca 2 ml kandan elde edilen, yapılabileceklera olan genetik yatkınlık profili sayesinde, kullanım ilaç harcamalarının yaklaşık yüzde 80'inin önlenebileceğini de sözlerine ekledi. Doi numarası: https://doi.org/10.32739/uha.id.62318
İstanbul HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


