GLOKOMDA YENİ TEDAVİ YÖNTEMİ ARTIK TÜRKİYE’DE

Sağlık 07.07.2026 - 19:55, Güncelleme: 07.07.2026 - 19:55
 

GLOKOMDA YENİ TEDAVİ YÖNTEMİ ARTIK TÜRKİYE’DE

Glokom, bugün dünya genelinde yaklaşık 80 milyon kişiyi etkileyen ve geri dönüşsüz körlüğün ikinci en sık nedeni olan ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Mevcut öngörüler, bu sayının 2040 yılına kadar 112 milyona ulaşacağını göstermektedir. Glokomun sinsi seyirli bir hastalık olduğunun altını çizen Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit Aykan, erken tanı ve tedavi edilmediğinde geri dönüşü olmayan görme kaybına yol açabileceğini belirtti.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit Aykan, glokom yönetiminde temel hedefin optik sinir hasarını yavaşlatmak olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:   “Bugün için glokomda etkinliği kanıtlanmış tek tedavi yaklaşımı, göz içi basıncının düşürülmesidir. Göz içi basıncının kontrol altına alınması, görme alanı kaybının ilerlemesini yavaşlatmanın tek yoludur.”   Mevcut Tedavilere Göre Daha Konforlu Glokom tedavisinde güncel yaklaşımlar bahseden Prof. Dr. Ümit Aykan, sözlerine şöyle devam etti: Tedavi genellikle göz damlalarıyla başlamakta; yeterli kontrol sağlanamadığında lazer tedavileri, minimal invaziv glokom cerrahileri (MIGS) ve en son aşamada, klasik invaziv filtrasyon cerrahileri (tüp ya da trabekülektomi) gündeme gelir. Ancak orta ve uzun dönemde hasta uyum sorunları, cerrahi komplikasyonlar ve implant temelli yöntemlerin tansiyonu düşürmede yetersizlikleri, daha güvenli ve yenilikçi tekniklere olan ihtiyacı artırmıştır. Bu ihtiyaç doğrultusunda geliştirilen Femtosaniye Lazer ile Görüntü Kılavuzlu Trabekülotomi (FLIGHT) tekniği, 2025 yılında Kopenhag’da düzenlenen ESCRS (European Society of Cataract and Refractive Surgeons) Kongresi’nde ilk kez tanıtılarak dikkatleri üzerine çekti. Bu yöntemde, ön segment görüntüleme ile eş zamanlı yönlendirilen femtosaniye lazer kullanılarak trabeküler ağ üzerinde mikroskobik kanallar oluşturuluyor ve böylece aköz hümörün doğal dışa akımı artıyor.   FLIGHT tekniğinin öne çıkan özellikleri arasında:   Kesi gerektirmemesi, Herhangi bir implant kullanılmaması, Görüntü kılavuzlu lazer sayesinde yüksek cerrahi hassasiyet ve başarı Daha kısa iyileşme süresi ve artan hasta konforu yer alıyor.   İngiltere ve Almanya’dan sonra 3. Sırada Türkiye’de bu yeni tedavi yöntemi uygulanmaya başlandı.   Femtosaniye Lazerin Glokom Cerrahisine Katkısı Prof. Dr. Aykan, “FLIGHT tekniğinin temelini oluşturan femtosaniye lazer teknolojisi, son derece kısa süreli 10-15 saniye kadar lazer atımları sayesinde hedef dokuda mikron düzeyinde, son derece hassas işlemler yapılmasına olanak tanıyor. Bu ultrakısa atımlar, çevre dokularda ısıya bağlı hasar oluşturmadan etki göstererek cerrahi güvenliği artırıyor. FLIGHT prosedüründe, ön segment görüntüleme sistemleriyle eş zamanlı kılavuzlanan femtosaniye lazer, trabeküler ağ üzerinde yüksek hassasiyetle mikroskobik kanallar oluşturuyor. Görüntü kılavuzlu bu yaklaşım, işlemin tekrarlanabilirliğini artırırken, cerrahın deneyimine bağlı değişkenliği de azaltmayı hedefliyor. Oluşturulan mikrokanallar sayesinde aköz hümörün doğal dışa akımı artırılarak göz içi basıncının düşürülmesi amaçlanıyor.   Femtosaniye lazerler, göz cerrahisinde çok sayıda uygulamada kullanılır. Refraktif cerrahi (örneğin femto-LASIK), katarakt cerrahisi sırasında kornea ve lens işlemleri, diğer ön segment cerrahileri gibi örneklendirebiliriz. Bu lazerler, genellikle mekanik araçların yerini alarak daha güvenli ve kontrollü işlemler yapılmasına imkân veriyor. Glokom alanında da benzer teknoloji kullanıldığını söyleyebiliriz.   İlk Klinik Sonuçlar Umut Verici ESCRS 2025’te paylaşılan ilk klinik verileri inceleyen Prof. Dr. Ümit Aykan, “FLIGHT tekniğinin göz içi basıncında anlamlı düşüşler sağladığını ve işlem sırasında cerrahi travmanın düşük olduğunu göstermiştir. Bu durum, komplikasyon risklerinin azalabileceğine işaret ediyor” dedi.   Prof. Dr. Ümit Aykan, yöntemin potansiyeline ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “FLIGHT tekniği, implant gerektirmeyen ve kesisiz yapısıyla glokom cerrahisinde yeni bir dönemin habercisi. Mevcut bulgular son derece umut vericidir. FLIGHT tekniği, glokom tedavisinde daha güvenli, daha konforlu ve daha hassas cerrahi yaklaşımların önünü açabilecek yenilikçi bir gelişme olarak ifade edebiliriz” dedi.   Dünyagöz Hastaneler Grubu Hakkında: 1996 yılında hizmet vermeye başlayan Dünyagöz, gözün tüm branşlarında sunduğu yüzlerce farklı tedavi yöntemiyle ve en gelişmiş teknolojilerle göz ve göz çevresi sağlığına dair her türlü soruna çözüm sunmaktadır. Branş hastaneciliği anlayışıyla Türkiye’de yeni bir dönem başlatan Dünyagöz, günlük 8.000 poliklinik ve 1.000 ameliyat kapasitesiyle yurt içi ve yurt dışında toplam 31 noktada etik ve ilkeli sağlık hizmeti vermektedir. Dünyagöz; 350’si öğretim üyesi ve uzman doktor olmak üzere 800 kişilik medikal kadrosu, 3.500’ün üzerinde çalışanı ve çağdaş yönetim anlayışıyla kısa sürede dünyanın sayılı merkezleri arasında yer almıştır. Türkiye genelinde İstanbul, Ankara, Antalya, İzmit, Adana, Samsun, Tekirdağ, Bursa, Konya, Sakarya, Gaziantep ve İzmir olmak üzere 12 ilde 21 şubesi; yurt dışında ise Almanya (Frankfurt, Köln), Gürcistan (Tiflis), Azerbaycan (Bakü), Kosova (Priştine), Kırgızistan (2 noktada Bişkek), Özbekistan (Taşkent) ve Bulgaristan (Haskovo) olmak üzere toplam 10 noktada hizmet vermektedir. Dünyagöz, Türkiye’de sağlık turizminin öncülerinden biri olarak, yılda ortalama 120.000 yabancı hastaya 7/24 hizmet vermekte; dünyanın 185 farklı ülkesinden gelen hastalarına ileri düzey göz sağlığı çözümleri sunmaktadır.            
Glokom, bugün dünya genelinde yaklaşık 80 milyon kişiyi etkileyen ve geri dönüşsüz körlüğün ikinci en sık nedeni olan ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Mevcut öngörüler, bu sayının 2040 yılına kadar 112 milyona ulaşacağını göstermektedir. Glokomun sinsi seyirli bir hastalık olduğunun altını çizen Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit Aykan, erken tanı ve tedavi edilmediğinde geri dönüşü olmayan görme kaybına yol açabileceğini belirtti.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit Aykan, glokom yönetiminde temel hedefin optik sinir hasarını yavaşlatmak olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

 

“Bugün için glokomda etkinliği kanıtlanmış tek tedavi yaklaşımı, göz içi basıncının düşürülmesidir. Göz içi basıncının kontrol altına alınması, görme alanı kaybının ilerlemesini yavaşlatmanın tek yoludur.”

 

Mevcut Tedavilere Göre Daha Konforlu

Glokom tedavisinde güncel yaklaşımlar bahseden Prof. Dr. Ümit Aykan, sözlerine şöyle devam etti: Tedavi genellikle göz damlalarıyla başlamakta; yeterli kontrol sağlanamadığında lazer tedavileri, minimal invaziv glokom cerrahileri (MIGS) ve en son aşamada, klasik invaziv filtrasyon cerrahileri (tüp ya da trabekülektomi) gündeme gelir. Ancak orta ve uzun dönemde hasta uyum sorunları, cerrahi komplikasyonlar ve implant temelli yöntemlerin tansiyonu düşürmede yetersizlikleri, daha güvenli ve yenilikçi tekniklere olan ihtiyacı artırmıştır. Bu ihtiyaç doğrultusunda geliştirilen Femtosaniye Lazer ile Görüntü Kılavuzlu Trabekülotomi (FLIGHT) tekniği, 2025 yılında Kopenhag’da düzenlenen ESCRS (European Society of Cataract and Refractive Surgeons) Kongresi’nde ilk kez tanıtılarak dikkatleri üzerine çekti. Bu yöntemde, ön segment görüntüleme ile eş zamanlı yönlendirilen femtosaniye lazer kullanılarak trabeküler ağ üzerinde mikroskobik kanallar oluşturuluyor ve böylece aköz hümörün doğal dışa akımı artıyor.

 

FLIGHT tekniğinin öne çıkan özellikleri arasında:

 

  • Kesi gerektirmemesi,
  • Herhangi bir implant kullanılmaması,
  • Görüntü kılavuzlu lazer sayesinde yüksek cerrahi hassasiyet ve başarı
  • Daha kısa iyileşme süresi ve artan hasta konforu yer alıyor.

 

İngiltere ve Almanya’dan sonra 3. Sırada Türkiye’de bu yeni tedavi yöntemi uygulanmaya başlandı.

 

Femtosaniye Lazerin Glokom Cerrahisine Katkısı

Prof. Dr. Aykan, “FLIGHT tekniğinin temelini oluşturan femtosaniye lazer teknolojisi, son derece kısa süreli 10-15 saniye kadar lazer atımları sayesinde hedef dokuda mikron düzeyinde, son derece hassas işlemler yapılmasına olanak tanıyor. Bu ultrakısa atımlar, çevre dokularda ısıya bağlı hasar oluşturmadan etki göstererek cerrahi güvenliği artırıyor. FLIGHT prosedüründe, ön segment görüntüleme sistemleriyle eş zamanlı kılavuzlanan femtosaniye lazer, trabeküler ağ üzerinde yüksek hassasiyetle mikroskobik kanallar oluşturuyor. Görüntü kılavuzlu bu yaklaşım, işlemin tekrarlanabilirliğini artırırken, cerrahın deneyimine bağlı değişkenliği de azaltmayı hedefliyor. Oluşturulan mikrokanallar sayesinde aköz hümörün doğal dışa akımı artırılarak göz içi basıncının düşürülmesi amaçlanıyor.

 

Femtosaniye lazerler, göz cerrahisinde çok sayıda uygulamada kullanılır. Refraktif cerrahi (örneğin femto-LASIK), katarakt cerrahisi sırasında kornea ve lens işlemleri, diğer ön segment cerrahileri gibi örneklendirebiliriz. Bu lazerler, genellikle mekanik araçların yerini alarak daha güvenli ve kontrollü işlemler yapılmasına imkân veriyor. Glokom alanında da benzer teknoloji kullanıldığını söyleyebiliriz.

 

İlk Klinik Sonuçlar Umut Verici

ESCRS 2025’te paylaşılan ilk klinik verileri inceleyen Prof. Dr. Ümit Aykan, “FLIGHT tekniğinin göz içi basıncında anlamlı düşüşler sağladığını ve işlem sırasında cerrahi travmanın düşük olduğunu göstermiştir. Bu durum, komplikasyon risklerinin azalabileceğine işaret ediyor” dedi.

 

Prof. Dr. Ümit Aykan, yöntemin potansiyeline ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“FLIGHT tekniği, implant gerektirmeyen ve kesisiz yapısıyla glokom cerrahisinde yeni bir dönemin habercisi. Mevcut bulgular son derece umut vericidir. FLIGHT tekniği, glokom tedavisinde daha güvenli, daha konforlu ve daha hassas cerrahi yaklaşımların önünü açabilecek yenilikçi bir gelişme olarak ifade edebiliriz” dedi.

 

Dünyagöz Hastaneler Grubu Hakkında:

1996 yılında hizmet vermeye başlayan Dünyagöz, gözün tüm branşlarında sunduğu yüzlerce farklı tedavi yöntemiyle ve en gelişmiş teknolojilerle göz ve göz çevresi sağlığına dair her türlü soruna çözüm sunmaktadır. Branş hastaneciliği anlayışıyla Türkiye’de yeni bir dönem başlatan Dünyagöz, günlük 8.000 poliklinik ve 1.000 ameliyat kapasitesiyle yurt içi ve yurt dışında toplam 31 noktada etik ve ilkeli sağlık hizmeti vermektedir.

Dünyagöz; 350’si öğretim üyesi ve uzman doktor olmak üzere 800 kişilik medikal kadrosu, 3.500’ün üzerinde çalışanı ve çağdaş yönetim anlayışıyla kısa sürede dünyanın sayılı merkezleri arasında yer almıştır. Türkiye genelinde İstanbul, Ankara, Antalya, İzmit, Adana, Samsun, Tekirdağ, Bursa, Konya, Sakarya, Gaziantep ve İzmir olmak üzere 12 ilde 21 şubesi; yurt dışında ise Almanya (Frankfurt, Köln), Gürcistan (Tiflis), Azerbaycan (Bakü), Kosova (Priştine), Kırgızistan (2 noktada Bişkek), Özbekistan (Taşkent) ve Bulgaristan (Haskovo) olmak üzere toplam 10 noktada hizmet vermektedir.

Dünyagöz, Türkiye’de sağlık turizminin öncülerinden biri olarak, yılda ortalama 120.000 yabancı hastaya 7/24 hizmet vermekte; dünyanın 185 farklı ülkesinden gelen hastalarına ileri düzey göz sağlığı çözümleri sunmaktadır.

 

 

 

 

 

 

İstanbul HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmir35haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.