Hantavirüs Bir Salgına Dönüşür mü?

Sağlık 11.05.2026 - 11:24, Güncelleme: 11.05.2026 - 11:24
 

Hantavirüs Bir Salgına Dönüşür mü?

Güney Atlantik’te seyreden seyahat gemisindeki bir yolcuda 4 mayıs günü doğrulanan hantavirüs enfeksiyonu sonrasında 3 kişinin hayatını kaybetmesiyle, “Acaba yeniden bir salgın mı geliyor?” sorusu gündemi meşgul etmeyi sürdürüyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, enfeksiyona dair merak edilenleri anlattı…

Çoğunlukla enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas sonucu insanlara bulaşan hantavirüs, bazı hastalarda ciddi solunum, kalp, böbrek sorunlarına ve can kayıplarına yol açabilen bir enfeksiyona neden oluyor. Özellikle uzun süre kapalı kalmış, yetersiz havalandırılan alanlarda yapılan temizlik sırasında virüs içeren partiküllerin havaya karışması enfeksiyon riskini artırabiliyor. Depolar, ahırlar, kilerler, bağ evleri ve kullanılmayan yazlıklar riskli alanlar arasında yer alıyor.   Sadece Bir Türü İnsandan İnsana Geçiyor  Dünya Sağlık Örgütü’nün de açıkladığı gibi Andes virüsü, insandan insana bulaşabilen tek hantavirüs türü etkeni olarak biliniyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, hantavirüsün toplum içinde kolay yayılan bir enfeksiyon olmadığını söylüyor ve ekliyor: “Bugüne kadar insandan insana bulaş esas olarak Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle Arjantin ve Şili’de bildirilen Andes virüsü vakalarında, yakın ve uzun süreli temas sonrası sınırlı bulaş gösterilmiştir. Avrupa ve Asya’da görülen hantavirüs türlerinde ise insandan insana bulaş kanıtlanmamıştır.”   Belirtileri Grip Benzeri Şikayetlerle Karışabilir Hantavirüs belirtileri genellikle virüsle temastan 1 ilâ 8 hafta sonra ortaya çıkabiliyor. İlk belirtiler çoğu zaman grip benzeri şikâyetlerle karışabiliyor. Erken dönemde; ateş, baş ağrısı, yaygın kas ağrısı, halsizlik, karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi belirtiler gözleniyor. Bazı hastalarda hastalık ilerleyerek öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi, tansiyon düşüklüğü, kanama bozuklukları, böbrek yetmezliği gibi ağır klinik tablolara da sebep olabiliyor. Özellikle kemirgen teması öyküsü olan kişilerde açıklanamayan ateş, kas ağrısı veya nefes darlığı gelişmesi durumunda hantavirüs akla gelmelidir.   Hantavirüs Enfeksiyonunda Tedavi Süreci Hantavirüs enfeksiyonu olan her hastada kullanılan ve etkinliği kesin kanıtlanmış antiviral ilaç bulunmuyor. Asıl yapılması gereken, yakın takip ve destekleyici tedavilerdir. Ağır seyreden hastalarda yoğun bakım takibi gerekebiliyor. Günümüzde hantavirüslere karşı kullanılan bir aşı da henüz yok.   Hantavirüsten Nasıl Korunabiliriz? Hantavirüsten korunmada çevre temizliği büyük önem taşıyor. Ev ve depolara kemirgenlerin girmesini engelleyecek önlemler alınmalı, riskli alanlar havalandırılmalı, kemirgen dışkısı bulunan alanlar süpürülmemeli, nemlendirilerek temizlenmelidir. Kemirgenlerle temas ihtimali bulunan kişiler yüksek risk taşır. Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, depo çalışanları, ahır ve kiler temizliği yapanlar daha dikkatli olmalıdır. Riskli alanları süpürme virüs partiküllerinin havaya yayılmasına neden olabileceğinden önerilmez. Temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılmalı, sonrasında eller hemen yıkanmalıdır.     Bilgi için: İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kurumsal İletişim Müdürlüğü Yücel Meral / 0535 404 89 01 - yucel.meral@okanhastanesi.com.tr   İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Hakkında: İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, 2016 yılında geleceğin sağlık standartlarının oluşturulmasına katkı sağlama, sağlık sektörüne yön veren kuruluşlar arasında yer alma vizyonuyla hizmet vermeye başladı. İleri tanı ve tedavi yöntemlerinin, hızla gelişen tıbbi teknolojiler ile buluştuğu İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, hasta memnuniyeti odaklı, multidisipliner yaklaşımıyla kaliteli, yüksek standartlarda sağlık hizmetini hastalarla buluşturmaktadır. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde, tıp eğitimi ve toplumun sağlığını ilgilendiren konularda ileri tanı ve tedavi yöntemleri geliştirmek amacıyla bilimsel araştırma ve geliştirme çalışmaları da yürütülmektedir.  
Güney Atlantik’te seyreden seyahat gemisindeki bir yolcuda 4 mayıs günü doğrulanan hantavirüs enfeksiyonu sonrasında 3 kişinin hayatını kaybetmesiyle, “Acaba yeniden bir salgın mı geliyor?” sorusu gündemi meşgul etmeyi sürdürüyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, enfeksiyona dair merak edilenleri anlattı…

Çoğunlukla enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas sonucu insanlara bulaşan hantavirüs, bazı hastalarda ciddi solunum, kalp, böbrek sorunlarına ve can kayıplarına yol açabilen bir enfeksiyona neden oluyor. Özellikle uzun süre kapalı kalmış, yetersiz havalandırılan alanlarda yapılan temizlik sırasında virüs içeren partiküllerin havaya karışması enfeksiyon riskini artırabiliyor. Depolar, ahırlar, kilerler, bağ evleri ve kullanılmayan yazlıklar riskli alanlar arasında yer alıyor.

 

Sadece Bir Türü İnsandan İnsana Geçiyor 

Dünya Sağlık Örgütü’nün de açıkladığı gibi Andes virüsü, insandan insana bulaşabilen tek hantavirüs türü etkeni olarak biliniyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, hantavirüsün toplum içinde kolay yayılan bir enfeksiyon olmadığını söylüyor ve ekliyor: “Bugüne kadar insandan insana bulaş esas olarak Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle Arjantin ve Şili’de bildirilen Andes virüsü vakalarında, yakın ve uzun süreli temas sonrası sınırlı bulaş gösterilmiştir. Avrupa ve Asya’da görülen hantavirüs türlerinde ise insandan insana bulaş kanıtlanmamıştır.”

 

Belirtileri Grip Benzeri Şikayetlerle Karışabilir

Hantavirüs belirtileri genellikle virüsle temastan 1 ilâ 8 hafta sonra ortaya çıkabiliyor. İlk belirtiler çoğu zaman grip benzeri şikâyetlerle karışabiliyor. Erken dönemde; ateş, baş ağrısı, yaygın kas ağrısı, halsizlik, karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi belirtiler gözleniyor. Bazı hastalarda hastalık ilerleyerek öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi, tansiyon düşüklüğü, kanama bozuklukları, böbrek yetmezliği gibi ağır klinik tablolara da sebep olabiliyor. Özellikle kemirgen teması öyküsü olan kişilerde açıklanamayan ateş, kas ağrısı veya nefes darlığı gelişmesi durumunda hantavirüs akla gelmelidir.

 

Hantavirüs Enfeksiyonunda Tedavi Süreci

Hantavirüs enfeksiyonu olan her hastada kullanılan ve etkinliği kesin kanıtlanmış antiviral ilaç bulunmuyor. Asıl yapılması gereken, yakın takip ve destekleyici tedavilerdir. Ağır seyreden hastalarda yoğun bakım takibi gerekebiliyor. Günümüzde hantavirüslere karşı kullanılan bir aşı da henüz yok.

 

Hantavirüsten Nasıl Korunabiliriz?

Hantavirüsten korunmada çevre temizliği büyük önem taşıyor. Ev ve depolara kemirgenlerin girmesini engelleyecek önlemler alınmalı, riskli alanlar havalandırılmalı, kemirgen dışkısı bulunan alanlar süpürülmemeli, nemlendirilerek temizlenmelidir. Kemirgenlerle temas ihtimali bulunan kişiler yüksek risk taşır. Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, depo çalışanları, ahır ve kiler temizliği yapanlar daha dikkatli olmalıdır. Riskli alanları süpürme virüs partiküllerinin havaya yayılmasına neden olabileceğinden önerilmez. Temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılmalı, sonrasında eller hemen yıkanmalıdır.

 

 

Bilgi için:

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kurumsal İletişim Müdürlüğü
Yücel Meral / 0535 404 89 01 - yucel.meral@okanhastanesi.com.tr

 

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Hakkında:

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, 2016 yılında geleceğin sağlık standartlarının oluşturulmasına katkı sağlama, sağlık sektörüne yön veren kuruluşlar arasında yer alma vizyonuyla hizmet vermeye başladı. İleri tanı ve tedavi yöntemlerinin, hızla gelişen tıbbi teknolojiler ile buluştuğu İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, hasta memnuniyeti odaklı, multidisipliner yaklaşımıyla kaliteli, yüksek standartlarda sağlık hizmetini hastalarla buluşturmaktadır. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde, tıp eğitimi ve toplumun sağlığını ilgilendiren konularda ileri tanı ve tedavi yöntemleri geliştirmek amacıyla bilimsel araştırma ve geliştirme çalışmaları da yürütülmektedir.

 

İstanbul HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmir35haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.