İnme sonrası ağızdaki mikroplar ciddi risk oluşturabilir!

Sağlık 29.10.2026 - 18:13, Güncelleme: 29.10.2026 - 18:13
 

İnme sonrası ağızdaki mikroplar ciddi risk oluşturabilir!

Uzmanlar, inme sonrası gelişen yutma güçlüğünün, ağız içindeki mikroorganizmaların solunum yollarına taşınmasıyla ciddi akciğer enfeksiyonlarına zemin hazırlayabildiğini söylüyor.

Özellikle yutma güçlüğü yaşayan ve tüple beslenen hastalarda ağız bakımının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Tınastepe, “Hareket kısıtlılığı veya bilişsel bozukluğu bulunan hastalarda bakım desteğine ihtiyaç duyulabilir. Bakım verenler, hastanın yutma güçlüğünü dikkate almadan ağız bakım ürünleri kullanmamalı.” dedi. Ailelerin ve bakım verenlerin ağız hijyeni konusunda eğitilmesinin de önem taşıdığını aktaran Doç. Dr. Tınastepe, ağız ve diş sağlığının korunması için diş hekimlerinin de yer aldığı multidisipliner bir bakım yaklaşımının önerildiğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Tınastepe, inme sonrası yutma güçlüğü yaşayan hastalarda ağız hijyeninin korunmasının, uygun protez bakımının ve düzenli diş hekimi kontrollerinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu. Yutma güçlüğü yaşayan hastalarda ağız bakımı hayati önem taşıyor! İnme sonrasında gelişebilen yutma güçlüğünün (disfaji), yiyeceklerin, sıvıların ve ağız içindeki sekresyonların solunum yollarına kaçma riskini artırabileceğini ifade eden Doç. Dr. Neslihan Tınastepe, “Bu materyallerin mikroorganizmalarla kontamine olması, aspirasyon pnömonisi olarak adlandırılan ciddi bir akciğer enfeksiyonuna yol açabilir.” dedi. Disfajisi bulunan hastalarda öksürük refleksinin bozulmasının, solunum yollarına kaçan materyalin uzaklaştırılmasını da güçleştirebileceğine değinen Doç. Dr. Neslihan Tınastepe, “Bu nedenle özellikle yutma güçlüğü yaşayan hastalarda ağız içindeki mikrobiyal yük önem taşır. Yetersiz ağız hijyeni, diş plağında ve tükürükte mikroorganizmaların artmasıyla ilişkilidir. Bu mikroorganizmaların solunum yollarına taşınması, aspirasyon pnömonisi gelişimine katkıda bulunabilir. Bu nedenle ağız hijyeninin korunması, disfajili hastaların bakımında önemli bir yere sahiptir. Bununla birlikte, düzenli ağız bakımının aspirasyon pnömonisini kesin olarak önlediğini söylemek için mevcut bilimsel kanıtlar yeterli değildir.” şeklinde konuştu. İnme sonrası ağız hijyeni hastanın durumuna göre düzenlenmeli! İnme geçirmiş hastalarda yutma güçlüğü, bilişsel bozukluklar, kol güçsüzlüğü ve tükürük kontrolündeki yetersizlik nedeniyle ağız hijyeninin sürdürülmesinin zorlaşabileceğine işaret eden Doç. Dr. Tınastepe, “Bu nedenle ağız bakımı hastanın fonksiyonel durumuna göre düzenlenmeli.” dedi. 2023 tarihli National Clinical Guideline for Stroke rehberini kaynak gösteren Doç. Dr. Tınastepe, şunları söyledi: “Özellikle disfajisi olan veya tüple beslenen hastalarda günde en az üç kez ağız bakımı yapılması önerilir. Bu bakımda yiyecek artıkları ve fazla sekresyonlar uzaklaştırılmalı, dudaklar nemlendirilmelidir. Ayrıca günde en az iki kez dişlerin fırçalanması, diş etlerinin ve dilin temizlenmesi yoluyla mekanik plak temizliği yapılmalıdır. Az köpüren, florür içeren diş macunu kullanılmalı; hastanın gereksinimlerine göre küçük başlı, yumuşak kıllı, elektrikli veya aspirasyon özellikli diş fırçaları tercih edilmelidir. Ağız bakımında yanaklar ve damak da değerlendirilmeli, hareketli protezler uygun protez temizleme ürünleri veya sabun ve suyla düzenli olarak temizlenmelidir. Aspirasyon riski bulunan hastalarda bakımın sağlık profesyonelleri tarafından veya onların gözetiminde yapılması ve herhangi bir kontrendikasyon yoksa hastanın oturur ya da yarı oturur pozisyonda olması önerilmektedir. Klorheksidin içeren dental jel kısa süreli kullanılabilir; ancak düzenli değerlendirme gerektirir. Ağız gargaralarının kullanımından önce de yutma fonksiyonu değerlendirilmelidir.” Tüple beslenen hastalarda da ağız bakımı ihmal edilmemeli!  İnme sonrası hareket kısıtlılığı veya bilinç değişiklikleri nedeniyle ağız bakımını kendi başına yapamayan hastalarda aile ve bakım verenlerin dikkat etmesi gerekenler olduğunu aktaran eden Doç. Dr. Tınastepe, “En önemli noktalardan biri, ağızdan beslenmeyen hastaların ağız bakımının ihmal edilmemesidir. Tüple beslenen hastalarda da ağız hijyeninin sürdürülmesi gerekir.” dedi. “Hastanın ağız bakımını bağımsız olarak gerçekleştirebildiği varsayılmamalı.” diyen Doç. Dr. Tınastepe, “Özellikle hareket kısıtlılığı veya bilişsel bozukluğu bulunan hastalarda bakım desteğine ihtiyaç duyulabilir. Bakım verenler, hastanın yutma güçlüğünü dikkate almadan ağız bakım ürünleri kullanmamalı. Özellikle ağız gargaralarının kullanımında yutma fonksiyonunun değerlendirilmesi önemli. Ailelerin ve bakım verenlerin uygun ağız bakım araçlarının seçimi, temizliğin uygulanması ve yutma güçlüklerinin tanınması konusunda eğitim almaları gerekir. Bu eğitimin hastaneden taburcu olmadan önce   verilmesi önerilir.” açıklamasını yaptı. Hareketli protezlerin hijyeni ve uyumu düzenli olarak değerlendirilmeli! İnme geçirmiş hastalarda hareketli protezlerin uyumu ve hijyeninin düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Tınastepe, “Rehbere göre protezler gündüz kullanılmalı, gerektiğinde protez yapıştırıcılarından yararlanılmalı ve uyumsuzluk veya yenilenme gereksinimi varsa hasta diş hekimine yönlendirilmeli.” dedi. Protez hijyeninin ayrıca önemli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Tınastepe, “Çünkü hareketli protezlerin yüzeylerinde solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkili mikroorganizmalar bulunabilir. Yapılan bir araştırmada  protezlerin yaklaşık yüzde 65’inde potansiyel solunum yolu patojenleri saptanmıştır. Ancak protezlerde bu mikroorganizmaların bulunması, doğrudan aspirasyon pnömonisi gelişeceği anlamına gelmez. Aynı şekilde, protez uyumsuzluğunun aspirasyon riskini ne ölçüde artırdığı konusunda mevcut kaynaklarla kesin bir sonuca varılamaz.” ifadelerini kullandı. İnme sonrası ağız sağlığı için multidisipliner iş birliği şart! İnme sonrası yutma güçlüğü yaşayan hastalarda ağız sağlığının mümkün olan en erken dönemde değerlendirilmesi ve bireyselleştirilmiş bir bakım planı oluşturulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Neslihan Tınastepe, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu süreçte nörologlar, rehabilitasyon hekimleri, diş hekimleri, hemşireler, dil ve konuşma terapistleri ve diyetisyenler birlikte çalışmalı. Yutma fonksiyonu, ağızdan yiyecek, su veya ilaç verilmeden önce eğitimli sağlık personeli tarafından değerlendirilmeli. Diş hekimi, ağız ve diş sağlığının değerlendirilmesi, mevcut sorunların belirlenmesi ve protezlerin kontrolü açısından ekibin bir parçasıdır. Yutma fonksiyonunun değerlendirilmesi ve rehabilitasyonu ise ilgili sağlık profesyonelleriyle birlikte planlanmalı. Hasta taburcu edildikten sonra ağız bakımının sürekliliği sağlanmalı, bakım planı ilgili sağlık hizmeti sunucularına aktarılmalı ve düzenli diş hekimi kontrolleri sürdürülmelidir.” Doi numarası: https://doi.org/10.32739/uha.id.94440   Bilgi için: İletişim Ofisi Halkla İlişkiler Ajansı  Meryem Agan / meryem.agan@iletisimofisi.com / 0536 513 49 69   Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hakkında: Akademik gücünü Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin tecrübeli kadrosundan alan Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, alanında uzman diş hekimleri ile kişiye özgü ağız ve diş sağlığı hizmeti sunuyor. İlgi, bilgi ve tecrübeyi aynı çatı altında buluşturan ve SGK anlaşması da olan Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde; protez, diş eti hastalıkları, çene cerrahisi, çocuk diş hekimliği, endodonti, ortodonti gibi pek çok farklı branşta tam teşekküllü hizmet sunuluyor. Otizm, gelişim geriliği gibi özel hasta gruplarının diş tedavileri de tam donanımlı ameliyathanede genel anestezi altında gerçekleştiriliyor. Ayrıca dudak-damak yarığı, konuşma rahatsızlıkları ve yaşlılarda diş estetiği konularında da hizmet veriliyor.
Uzmanlar, inme sonrası gelişen yutma güçlüğünün, ağız içindeki mikroorganizmaların solunum yollarına taşınmasıyla ciddi akciğer enfeksiyonlarına zemin hazırlayabildiğini söylüyor.

Özellikle yutma güçlüğü yaşayan ve tüple beslenen hastalarda ağız bakımının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Tınastepe, “Hareket kısıtlılığı veya bilişsel bozukluğu bulunan hastalarda bakım desteğine ihtiyaç duyulabilir. Bakım verenler, hastanın yutma güçlüğünü dikkate almadan ağız bakım ürünleri kullanmamalı.” dedi. Ailelerin ve bakım verenlerin ağız hijyeni konusunda eğitilmesinin de önem taşıdığını aktaran Doç. Dr. Tınastepe, ağız ve diş sağlığının korunması için diş hekimlerinin de yer aldığı multidisipliner bir bakım yaklaşımının önerildiğini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Tınastepe, inme sonrası yutma güçlüğü yaşayan hastalarda ağız hijyeninin korunmasının, uygun protez bakımının ve düzenli diş hekimi kontrollerinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.

Yutma güçlüğü yaşayan hastalarda ağız bakımı hayati önem taşıyor!

İnme sonrasında gelişebilen yutma güçlüğünün (disfaji), yiyeceklerin, sıvıların ve ağız içindeki sekresyonların solunum yollarına kaçma riskini artırabileceğini ifade eden Doç. Dr. Neslihan Tınastepe, “Bu materyallerin mikroorganizmalarla kontamine olması, aspirasyon pnömonisi olarak adlandırılan ciddi bir akciğer enfeksiyonuna yol açabilir.” dedi.

Disfajisi bulunan hastalarda öksürük refleksinin bozulmasının, solunum yollarına kaçan materyalin uzaklaştırılmasını da güçleştirebileceğine değinen Doç. Dr. Neslihan Tınastepe, “Bu nedenle özellikle yutma güçlüğü yaşayan hastalarda ağız içindeki mikrobiyal yük önem taşır. Yetersiz ağız hijyeni, diş plağında ve tükürükte mikroorganizmaların artmasıyla ilişkilidir. Bu mikroorganizmaların solunum yollarına taşınması, aspirasyon pnömonisi gelişimine katkıda bulunabilir. Bu nedenle ağız hijyeninin korunması, disfajili hastaların bakımında önemli bir yere sahiptir. Bununla birlikte, düzenli ağız bakımının aspirasyon pnömonisini kesin olarak önlediğini söylemek için mevcut bilimsel kanıtlar yeterli değildir.” şeklinde konuştu.

İnme sonrası ağız hijyeni hastanın durumuna göre düzenlenmeli!

İnme geçirmiş hastalarda yutma güçlüğü, bilişsel bozukluklar, kol güçsüzlüğü ve tükürük kontrolündeki yetersizlik nedeniyle ağız hijyeninin sürdürülmesinin zorlaşabileceğine işaret eden Doç. Dr. Tınastepe, “Bu nedenle ağız bakımı hastanın fonksiyonel durumuna göre düzenlenmeli.” dedi.

2023 tarihli National Clinical Guideline for Stroke rehberini kaynak gösteren Doç. Dr. Tınastepe, şunları söyledi:

“Özellikle disfajisi olan veya tüple beslenen hastalarda günde en az üç kez ağız bakımı yapılması önerilir. Bu bakımda yiyecek artıkları ve fazla sekresyonlar uzaklaştırılmalı, dudaklar nemlendirilmelidir. Ayrıca günde en az iki kez dişlerin fırçalanması, diş etlerinin ve dilin temizlenmesi yoluyla mekanik plak temizliği yapılmalıdır. Az köpüren, florür içeren diş macunu kullanılmalı; hastanın gereksinimlerine göre küçük başlı, yumuşak kıllı, elektrikli veya aspirasyon özellikli diş fırçaları tercih edilmelidir. Ağız bakımında yanaklar ve damak da değerlendirilmeli, hareketli protezler uygun protez temizleme ürünleri veya sabun ve suyla düzenli olarak temizlenmelidir.

Aspirasyon riski bulunan hastalarda bakımın sağlık profesyonelleri tarafından veya onların gözetiminde yapılması ve herhangi bir kontrendikasyon yoksa hastanın oturur ya da yarı oturur pozisyonda olması önerilmektedir. Klorheksidin içeren dental jel kısa süreli kullanılabilir; ancak düzenli değerlendirme gerektirir. Ağız gargaralarının kullanımından önce de yutma fonksiyonu değerlendirilmelidir.”

Tüple beslenen hastalarda da ağız bakımı ihmal edilmemeli! 

İnme sonrası hareket kısıtlılığı veya bilinç değişiklikleri nedeniyle ağız bakımını kendi başına yapamayan hastalarda aile ve bakım verenlerin dikkat etmesi gerekenler olduğunu aktaran eden Doç. Dr. Tınastepe, “En önemli noktalardan biri, ağızdan beslenmeyen hastaların ağız bakımının ihmal edilmemesidir. Tüple beslenen hastalarda da ağız hijyeninin sürdürülmesi gerekir.” dedi.

“Hastanın ağız bakımını bağımsız olarak gerçekleştirebildiği varsayılmamalı.” diyen Doç. Dr. Tınastepe, “Özellikle hareket kısıtlılığı veya bilişsel bozukluğu bulunan hastalarda bakım desteğine ihtiyaç duyulabilir. Bakım verenler, hastanın yutma güçlüğünü dikkate almadan ağız bakım ürünleri kullanmamalı. Özellikle ağız gargaralarının kullanımında yutma fonksiyonunun değerlendirilmesi önemli. Ailelerin ve bakım verenlerin uygun ağız bakım araçlarının seçimi, temizliğin uygulanması ve yutma güçlüklerinin tanınması konusunda eğitim almaları gerekir. Bu eğitimin hastaneden taburcu olmadan önce   verilmesi önerilir.” açıklamasını yaptı.

Hareketli protezlerin hijyeni ve uyumu düzenli olarak değerlendirilmeli!

İnme geçirmiş hastalarda hareketli protezlerin uyumu ve hijyeninin düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Tınastepe, “Rehbere göre protezler gündüz kullanılmalı, gerektiğinde protez yapıştırıcılarından yararlanılmalı ve uyumsuzluk veya yenilenme gereksinimi varsa hasta diş hekimine yönlendirilmeli.” dedi.

Protez hijyeninin ayrıca önemli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Tınastepe, “Çünkü hareketli protezlerin yüzeylerinde solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkili mikroorganizmalar bulunabilir. Yapılan bir araştırmada  protezlerin yaklaşık yüzde 65’inde potansiyel solunum yolu patojenleri saptanmıştır. Ancak protezlerde bu mikroorganizmaların bulunması, doğrudan aspirasyon pnömonisi gelişeceği anlamına gelmez. Aynı şekilde, protez uyumsuzluğunun aspirasyon riskini ne ölçüde artırdığı konusunda mevcut kaynaklarla kesin bir sonuca varılamaz.” ifadelerini kullandı.

İnme sonrası ağız sağlığı için multidisipliner iş birliği şart!

İnme sonrası yutma güçlüğü yaşayan hastalarda ağız sağlığının mümkün olan en erken dönemde değerlendirilmesi ve bireyselleştirilmiş bir bakım planı oluşturulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Neslihan Tınastepe, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu süreçte nörologlar, rehabilitasyon hekimleri, diş hekimleri, hemşireler, dil ve konuşma terapistleri ve diyetisyenler birlikte çalışmalı. Yutma fonksiyonu, ağızdan yiyecek, su veya ilaç verilmeden önce eğitimli sağlık personeli tarafından değerlendirilmeli.

Diş hekimi, ağız ve diş sağlığının değerlendirilmesi, mevcut sorunların belirlenmesi ve protezlerin kontrolü açısından ekibin bir parçasıdır. Yutma fonksiyonunun değerlendirilmesi ve rehabilitasyonu ise ilgili sağlık profesyonelleriyle birlikte planlanmalı. Hasta taburcu edildikten sonra ağız bakımının sürekliliği sağlanmalı, bakım planı ilgili sağlık hizmeti sunucularına aktarılmalı ve düzenli diş hekimi kontrolleri sürdürülmelidir.” Doi numarası: https://doi.org/10.32739/uha.id.94440

 

Bilgi için: İletişim Ofisi Halkla İlişkiler Ajansı 

Meryem Agan / meryem.agan@iletisimofisi.com / 0536 513 49 69

 

Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hakkında:

Akademik gücünü Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin tecrübeli kadrosundan alan Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, alanında uzman diş hekimleri ile kişiye özgü ağız ve diş sağlığı hizmeti sunuyor. İlgi, bilgi ve tecrübeyi aynı çatı altında buluşturan ve SGK anlaşması da olan Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde; protez, diş eti hastalıkları, çene cerrahisi, çocuk diş hekimliği, endodonti, ortodonti gibi pek çok farklı branşta tam teşekküllü hizmet sunuluyor. Otizm, gelişim geriliği gibi özel hasta gruplarının diş tedavileri de tam donanımlı ameliyathanede genel anestezi altında gerçekleştiriliyor. Ayrıca dudak-damak yarığı, konuşma rahatsızlıkları ve yaşlılarda diş estetiği konularında da hizmet veriliyor.

İstanbul HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmir35haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.