|
İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul’un 1453’te şekillenen tarihsel sürecini santralistanbul Kampüsü’nde düzenlediği kapsamlı bir programla ele aldı. Mehter gösterisiyle başlayan program, tarih söyleşisinden Osmanlı mutfağı tadımına, Türk sanat musikisi konserinden nadir tarihi belgelerin yer aldığı özel sergiye uzanan etkinlik, tarih, kültür ve sanat ekseninde kapsamlı bir içerik sundu.
Dijital restorasyon ile tarihî anlatı yeniden yorumlandı
Etkinlik kapsamında, Silahtarağa Arşiv ve Enerji Müzesi tarafından hazırlanan ve Osmanlı Arşivleri ile Topkapı Sarayı koleksiyonlarından seçilen nadir belgeleri bir araya getiren “Fatih – Bir Şehrin Peşinde” sergisi ziyaretçilerle buluştu.
Silahtarağa Arşiv ve Enerji Müzesi ekibi tarafından yürütülen dijital restorasyon çalışmalarıyla hazırlanan sergi, İstanbul’un Fethi’ni yalnızca askerî bir zafer olarak değil, strateji, mühendislik ve liderliğin şekillendirdiği tarihsel bir dönüşüm olarak ele alıyor. Fatih Sultan Mehmet’in entelektüel dünyasından Şahi toplarına, Rumeli Hisarı’nın inşa sürecinden Ayasofya’nın dönüşümüne uzanan seçki, fethi farklı bir perspektifle yeniden yorumluyor. Sergide ferman, fetihname, berat ve mülknameler gibi nadir belgelerin yanı sıra Fatih Sultan Mehmet’in tuğrasını taşıyan özgün eserler de yer alıyor. Sergi, 3 Temmuz 2026 tarihine kadar santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi’nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.
“Fetih, Fatih ve İstanbul” söyleşisi gerçekleştirildi
İstanbul’un tarih, kültür ve sanat ekseninde 1453’te başlayan dönüşümünü ele alan program kapsamında, Prof. Dr. Ömer Say’ın moderatörlüğünde ve Prof. Dr. Fahameddin Başar’ın katılımıyla “Fetih, Fatih ve İstanbul” söyleşisi gerçekleştirildi. Söyleşide, 1453 sonrasında İstanbul’un yeniden imar edilmesi, çok kültürlü bir yaşam düzeninin kurulması ve şehrin bilim, eğitim, ticaret ile kültür merkezi haline gelme süreci ele alındı.
Prof. Dr. Fahameddin Başar, Fatih Sultan Mehmet’in yalnızca İstanbul’u fetheden büyük bir komutan değil; aynı zamanda bilim, mühendislik, mimarlık, edebiyat ve hukuk alanlarında iz bırakan çok yönlü bir hükümdar olduğunu belirtti. Prof. Dr. Başar, “Asırlar boyunca pek çok milletin hayalini süsleyen ve defalarca kuşatılan İstanbul’un fethi, Fatih Sultan Mehmet’in vizyonu, bilgisi ve kararlılığı sayesinde mümkün oldu” ifadelerini kullandı.
Program, İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü tarafından hazırlanan Osmanlı mutfağı tadımının ardından, Cinuçen Tanrıkorur anısına düzenlenen “Cinuçen Tanrıkorur’un Bestelerinde İstanbul ve Musiki” başlıklı Türk sanat müziği konseriyle sona erdi.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hakkında:
İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında “Okul için değil, yaşam için öğrenmeli” mottosuyla Türkiye’de üniversite yaşamına yeni bir soluk getirmek amacıyla kurulmuştur. Bugün 20.000'in üzerinde öğrencisi ve 70.000’i aşkın mezunu bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Hukuk, İletişim, İşletme, Mimarlık, Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Uygulamalı Bilimler, Sağlık Bilimleri ile Sosyal ve Beşerî Bilimler fakültelerinin yanı sıra Bilişim Teknolojisi Yüksekokulu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Meslek Yüksekokulu, Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Avrupa Birliği Enstitüsü ve Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü çatısı altında 150’yi aşkın önlisans, lisans ve lisansüstü program sunmaktadır. Üniversitenin İstanbul’un merkezinde, santralistanbul, Dolapdere ve Kuştepe olmak üzere üç kampüsü bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında ayrıntılı bilgiye www.bilgi.edu.tr adresinden ulaşılabilir.
|