İZSİAD Sektör Taraması Başlattı

Gündem 27.08.2026 - 10:32, Güncelleme: 27.08.2026 - 10:32
 

İZSİAD Sektör Taraması Başlattı

İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), sektör bazlı tarama çalışmalarına başladı. Bu kapsamda ilk toplantıyı çelik, makine ve metal sektörü bileşenleri ile gerçekleştirdi. Ekonomi İzleme Komisyonu Sorumlusu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Baylan ev sahipliğinde, Komisyon Koordinatörü Yönetim Kurulu Üyesi İrfan İnanç Yıldız’ın katkıları ile yapılan toplantıda sektörün sorunları ve çözüm önerileri sıralandı. Finansmana erişimden küresel rekabete, nitelikli iş gücünden hammadde tedarikine kadar sanayicinin gündemindeki sorunların tespiti ile beraber çözüm önerilerinin yer aldığı notlar, önümüzdeki günlerde rapora dönüştürülerek kamuoyu ile paylaşılırken, ilgili kurumlara da gönderilecek.

İlk tarama Çelik, Makine ve Metal sektörlerine Yapıldı Alaattin Yüksel: “Sorunları ve çözümleri teknik politika belgelerine dönüştürüyoruz” Makine ihracatçıları vergi indirimi ve özel KDV sistemi istiyor İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), sektör bazlı tarama çalışmalarına başladı. Bu kapsamda ilk toplantıyı çelik, makine ve metal sektörü bileşenleri ile gerçekleştirdi. Ekonomi İzleme Komisyonu Sorumlusu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Baylan ev sahipliğinde, Komisyon Koordinatörü Yönetim Kurulu Üyesi İrfan İnanç Yıldız’ın katkıları ile yapılan toplantıda sektörün sorunları ve çözüm önerileri sıralandı. Finansmana erişimden küresel rekabete, nitelikli iş gücünden hammadde tedarikine kadar sanayicinin gündemindeki sorunların tespiti ile beraber çözüm önerilerinin yer aldığı notlar, önümüzdeki günlerde rapora dönüştürülerek kamuoyu ile paylaşılırken, ilgili kurumlara da gönderilecek. İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, çalışmanın sahadaki reel verileri, sanayicinin ilk elden karşılaştığı yapısal tıkanıklıkları ve mikro ölçekteki dinamikleri doğrudan belirlemek amacıyla başlatıldığını söyledi. İZSİAD’ın yalnızca sorunları dile getiren değil, çözümün de aktif bir parçası olan yapıcı bir sivil toplum kuruluşu anlayışıyla hareket ettiğini belirten Yüksel, “Küresel ekonominin yapısal bir dönüşümden geçtiği, yeşil mutabakat normlarının ticaret duvarlarını yeniden şekillendirdiği ve sıkı para politikalarının finansmana erişimi zorlaştırdığı kritik bir dönemdeyiz. Sanayicimizin sahada karşılaştığı sorunları doğrudan tespit etmek ve bunları somut politika belgelerine dönüştürmek amacıyla sektör taramalarımızı başlattık. Bu çalışmaları sektör bazlı üye odak grup toplantılarıyla sürdürecek, İzmir iş dünyası, yerel yönetimler, ekonomi bürokrasisi ve karar vericiler arasında veri temelli ve kalıcı bir diyalog zemini oluşturmaya çalışacağız” dedi. Ekonomi İzleme Komisyonu tarafından derlenen notlarda, öne çıkan sorunları 7 başlıkta toplandıklarını ifade eden Yüksel, Çözüm Önerilerini ise 5 başlıkta sunduklarını vurguladı.   Sorunlar: 1. Mali yükümlülükler ve likidite sıkışıklığı KDV iadelerinde bürokrasi ve finansal yük: Yatırım teşvik belgeli satışlar, ihracat işlemleri ve indirimli orana tabi faaliyetlerden doğan KDV iadelerinin bir yıla yaklaşan sürelerde sonuçlanması, yüksek enflasyon ortamında işletme sermayesinin erimesine ve firmaların likidite kaybı yaşamasına neden oluyor. Kâr dağıtım stopajının yatırımlara etkisi: Kâr dağıtımında uygulanan yüzde 15 oranındaki stopaj yükü, firmaların öz kaynaklarını güçlendirmesini ve elde edilen kârı yeniden yatırıma yönlendirmesini zorlaştırıyor. Tevkifat ile tahsilat vadelerinin uyuşmaması: Yüzde 20 oranındaki satış KDV’si ve tevkifat kesintilerinin peşin ödenmesine karşılık piyasadaki tahsilat vadelerinin uzun olması, sanayicinin nakit akışını bozarak ilave finansman yükü oluşturuyor. Kayıt dışı ekonomi: Kayıt dışı faaliyetlerin yasal çerçeveye alınmasındaki gecikmeler, vergi adaletini zedelerken yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren sanayiciler açısından haksız rekabet yaratıyor. 2. Finansmana erişim ve makroekonomik göstergeler Yüksek borçlanma maliyetleri: Yüksek faiz oranları firmaların finansal kuruluşlara bağımlılığını artırırken işletme kârlılıklarının önemli bir bölümünün finansman giderlerine ayrılmasına neden oluyor. Talep daralması ve borçların çevrilebilirliği: İç ve dış pazarlardaki talep daralması, yüksek maliyetli kredilerin geri ödeme dönemlerinde ciro yetersizliği ve nakit akışı sorunlarının yaşanmasına neden oluyor. Rakiplerimizin bizim sanayicimize göre çok düşük faizli ve çok uzun vadeli kredi kullanma imkanları da rekabette bir adım geriye düşmemize yol açıyor. 3. Küresel rekabet ve dış ticaret riskleri Asya menşeli üreticilerin fiyat baskısı: Çin ve Hindistan gibi ölçek ekonomisi, hammadde avantajı ve sübvansiyonlu enerji imkânlarına sahip ülkelerin agresif fiyat politikaları, yerli üreticilerin pazar payını ve yerel sanayi ekosistemini tehdit ediyor. Uluslararası ticaret anlaşmalarında değişen dengeler: Avrupa Birliği ile Hindistan ve Latin Amerika ülkeleri arasında yürütülen Serbest Ticaret Anlaşması süreci, Türkiye’nin Gümrük Birliği’nden kaynaklanan geleneksel rekabet avantajını zayıflatma riski taşıyor. Yeşil dönüşüm ve karbon vergisi: Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı kapsamında uygulamaya alınan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve karbon vergisi normları, emisyon yoğun metal ve demir-çelik sektörlerinde hızlı uyum ve ilave finansman ihtiyacı yaratıyor. Anti-damping önlemlerinin yetersizliği: İthalatta yerli üreticiyi koruyacak anti-damping ve gözetim uygulamalarının hız ve kapsam bakımından yetersiz kalması, küresel arz fazlasının iç pazara yönelmesini kolaylaştırıyor. Reel kur ile enflasyon arasındaki makas: Döviz kurlarının yurt içi üretici enflasyonunun gerisinde kalması, ihracatçıların fiyatlama kabiliyetini azaltarak firmaları maliyetine veya zararına satış yapmak zorunda bırakıyor. 4. İş gücü ve istihdam piyasası İşçilik maliyetlerinin artması: Genel işletme ve yaşam maliyetlerindeki yükselişin ücretlere yansıması, üretim maliyetleri içindeki işçilik payını artırıyor. Nitelikli iş gücü ve mesleki eğitim boşluğu: Sanayinin ihtiyaç duyduğu teknik ve nitelikli iş gücünün yeterince karşılanamaması, mesleki eğitim müfredatı ile reel sektör beklentilerinin tam olarak örtüşmediğini gösteriyor. Ücret skalasında dengelenme sorunu: Asgari ücrette yapılan güncellemelerin kıdemli mühendis ve teknisyenlerin ücretlerine de yansıması, işletmelerin öngörülebilir bütçe yönetimini zorlaştırıyor. 5. Hammadde tedariği ve üretim yapısı Hammadde fiyatlarındaki volatilite: Metal, çelik ve plastik türevi hammadde fiyatlarındaki öngörülemeyen dalgalanmalar, üretim planlamasını ve küresel tedarik zinciri yönetimini sekteye uğratıyor. Demir-çelik sektöründeki yapısal girdi dezavantajı: Türkiye’de çelik üretiminin büyük ölçüde hurdaya dayalı ark ocaklarında yapılması, yüksek hurda maliyetleri nedeniyle demir cevherine dayalı entegre üretim yapan Çin karşısında maliyet dezavantajı oluşturuyor. Katma değerli üretime geçiş zorunluluğu: Geleneksel üretim modellerindeki kâr marjlarının daralması, sektörün yüksek teknolojiye ve katma değerli ürünlere yönelmesini zorunlu hâle getiriyor.
İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), sektör bazlı tarama çalışmalarına başladı. Bu kapsamda ilk toplantıyı çelik, makine ve metal sektörü bileşenleri ile gerçekleştirdi. Ekonomi İzleme Komisyonu Sorumlusu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Baylan ev sahipliğinde, Komisyon Koordinatörü Yönetim Kurulu Üyesi İrfan İnanç Yıldız’ın katkıları ile yapılan toplantıda sektörün sorunları ve çözüm önerileri sıralandı. Finansmana erişimden küresel rekabete, nitelikli iş gücünden hammadde tedarikine kadar sanayicinin gündemindeki sorunların tespiti ile beraber çözüm önerilerinin yer aldığı notlar, önümüzdeki günlerde rapora dönüştürülerek kamuoyu ile paylaşılırken, ilgili kurumlara da gönderilecek.

İlk tarama Çelik, Makine ve Metal sektörlerine Yapıldı

Alaattin Yüksel:

“Sorunları ve çözümleri teknik politika belgelerine dönüştürüyoruz”

Makine ihracatçıları vergi indirimi ve özel KDV sistemi istiyor

İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), sektör bazlı tarama çalışmalarına başladı. Bu kapsamda ilk toplantıyı çelik, makine ve metal sektörü bileşenleri ile gerçekleştirdi. Ekonomi İzleme Komisyonu Sorumlusu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Baylan ev sahipliğinde, Komisyon Koordinatörü Yönetim Kurulu Üyesi İrfan İnanç Yıldız’ın katkıları ile yapılan toplantıda sektörün sorunları ve çözüm önerileri sıralandı. Finansmana erişimden küresel rekabete, nitelikli iş gücünden hammadde tedarikine kadar sanayicinin gündemindeki sorunların tespiti ile beraber çözüm önerilerinin yer aldığı notlar, önümüzdeki günlerde rapora dönüştürülerek kamuoyu ile paylaşılırken, ilgili kurumlara da gönderilecek.

İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, çalışmanın sahadaki reel verileri, sanayicinin ilk elden karşılaştığı yapısal tıkanıklıkları ve mikro ölçekteki dinamikleri doğrudan belirlemek amacıyla başlatıldığını söyledi.

İZSİAD’ın yalnızca sorunları dile getiren değil, çözümün de aktif bir parçası olan yapıcı bir sivil toplum kuruluşu anlayışıyla hareket ettiğini belirten Yüksel, “Küresel ekonominin yapısal bir dönüşümden geçtiği, yeşil mutabakat normlarının ticaret duvarlarını yeniden şekillendirdiği ve sıkı para politikalarının finansmana erişimi zorlaştırdığı kritik bir dönemdeyiz. Sanayicimizin sahada karşılaştığı sorunları doğrudan tespit etmek ve bunları somut politika belgelerine dönüştürmek amacıyla

sektör taramalarımızı başlattık. Bu çalışmaları sektör bazlı üye odak grup toplantılarıyla sürdürecek, İzmir iş dünyası, yerel yönetimler, ekonomi bürokrasisi ve karar vericiler arasında veri temelli ve kalıcı bir diyalog zemini oluşturmaya çalışacağız” dedi.

Ekonomi İzleme Komisyonu tarafından derlenen notlarda, öne çıkan sorunları 7 başlıkta toplandıklarını ifade eden Yüksel, Çözüm Önerilerini ise 5 başlıkta sunduklarını vurguladı.

 

Sorunlar:

1. Mali yükümlülükler ve likidite sıkışıklığı

KDV iadelerinde bürokrasi ve finansal yük:

Yatırım teşvik belgeli satışlar, ihracat işlemleri ve indirimli orana tabi faaliyetlerden doğan KDV iadelerinin bir yıla yaklaşan sürelerde sonuçlanması, yüksek enflasyon ortamında işletme sermayesinin erimesine ve firmaların likidite kaybı yaşamasına neden oluyor.

Kâr dağıtım stopajının yatırımlara etkisi:

Kâr dağıtımında uygulanan yüzde 15 oranındaki stopaj yükü, firmaların öz kaynaklarını güçlendirmesini ve elde edilen kârı yeniden yatırıma yönlendirmesini zorlaştırıyor.

Tevkifat ile tahsilat vadelerinin uyuşmaması:

Yüzde 20 oranındaki satış KDV’si ve tevkifat kesintilerinin peşin ödenmesine karşılık piyasadaki tahsilat vadelerinin uzun olması, sanayicinin nakit akışını bozarak ilave finansman yükü oluşturuyor.

Kayıt dışı ekonomi:

Kayıt dışı faaliyetlerin yasal çerçeveye alınmasındaki gecikmeler, vergi adaletini zedelerken yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren sanayiciler açısından haksız rekabet yaratıyor.

2. Finansmana erişim ve makroekonomik göstergeler

Yüksek borçlanma maliyetleri:

Yüksek faiz oranları firmaların finansal kuruluşlara bağımlılığını artırırken işletme kârlılıklarının önemli bir bölümünün finansman giderlerine ayrılmasına neden oluyor.

Talep daralması ve borçların çevrilebilirliği:

İç ve dış pazarlardaki talep daralması, yüksek maliyetli kredilerin geri ödeme dönemlerinde ciro yetersizliği ve nakit akışı sorunlarının yaşanmasına neden oluyor. Rakiplerimizin bizim sanayicimize göre çok düşük faizli ve çok uzun vadeli kredi kullanma imkanları da rekabette bir adım geriye düşmemize yol açıyor.

3. Küresel rekabet ve dış ticaret riskleri

Asya menşeli üreticilerin fiyat baskısı:

Çin ve Hindistan gibi ölçek ekonomisi, hammadde avantajı ve sübvansiyonlu enerji imkânlarına sahip ülkelerin agresif fiyat politikaları, yerli üreticilerin pazar payını ve yerel sanayi ekosistemini tehdit ediyor.

Uluslararası ticaret anlaşmalarında değişen dengeler:

Avrupa Birliği ile Hindistan ve Latin Amerika ülkeleri arasında yürütülen Serbest Ticaret Anlaşması süreci, Türkiye’nin Gümrük Birliği’nden kaynaklanan geleneksel rekabet avantajını zayıflatma riski taşıyor.

Yeşil dönüşüm ve karbon vergisi:

Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı kapsamında uygulamaya alınan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve karbon vergisi normları, emisyon yoğun metal ve demir-çelik sektörlerinde hızlı uyum ve ilave finansman ihtiyacı yaratıyor.

Anti-damping önlemlerinin yetersizliği:

İthalatta yerli üreticiyi koruyacak anti-damping ve gözetim uygulamalarının hız ve kapsam bakımından yetersiz kalması, küresel arz fazlasının iç pazara yönelmesini kolaylaştırıyor.

Reel kur ile enflasyon arasındaki makas:

Döviz kurlarının yurt içi üretici enflasyonunun gerisinde kalması, ihracatçıların fiyatlama kabiliyetini azaltarak firmaları maliyetine veya zararına satış yapmak zorunda bırakıyor.

4. İş gücü ve istihdam piyasası

İşçilik maliyetlerinin artması:

Genel işletme ve yaşam maliyetlerindeki yükselişin ücretlere yansıması, üretim maliyetleri içindeki işçilik payını artırıyor.

Nitelikli iş gücü ve mesleki eğitim boşluğu:

Sanayinin ihtiyaç duyduğu teknik ve nitelikli iş gücünün yeterince karşılanamaması, mesleki eğitim müfredatı ile reel sektör beklentilerinin tam olarak örtüşmediğini gösteriyor.

Ücret skalasında dengelenme sorunu:

Asgari ücrette yapılan güncellemelerin kıdemli mühendis ve teknisyenlerin ücretlerine de yansıması, işletmelerin öngörülebilir bütçe yönetimini zorlaştırıyor.

5. Hammadde tedariği ve üretim yapısı

Hammadde fiyatlarındaki volatilite:

Metal, çelik ve plastik türevi hammadde fiyatlarındaki öngörülemeyen dalgalanmalar, üretim planlamasını ve küresel tedarik zinciri yönetimini sekteye uğratıyor.

Demir-çelik sektöründeki yapısal girdi dezavantajı:

Türkiye’de çelik üretiminin büyük ölçüde hurdaya dayalı ark ocaklarında yapılması, yüksek hurda maliyetleri nedeniyle demir cevherine dayalı entegre üretim yapan Çin karşısında maliyet dezavantajı oluşturuyor.

Katma değerli üretime geçiş zorunluluğu:

Geleneksel üretim modellerindeki kâr marjlarının daralması, sektörün yüksek teknolojiye ve katma değerli ürünlere yönelmesini zorunlu hâle getiriyor.

İzmir HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmir35haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.