Jeotermale 'hayır' demek, ithâl kaynaklara 'evet' demektir
Jeotermale 'hayır' demek, ithâl kaynaklara 'evet' demektir
Türkiye’nin baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermal, Türk ekonomisine çok farklı alanlarda değer yaratan yatırımların adresi oluyor. Jeotermal kaynaklardan enerji üretiminin büyük bölümü Ege Bölgesi’nde kümelenirken, zengin jeotermal kaynaklara sahip Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki sahalarda yeni santral projeleri geliştiriliyor.
Türkiye’nin baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermal, Türk ekonomisine çok farklı alanlarda değer yaratan yatırımların adresi oluyor. Jeotermal kaynaklardan enerji üretiminin büyük bölümü Ege Bölgesi’nde kümelenirken, zengin jeotermal kaynaklara sahip Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki sahalarda yeni santral projeleri geliştiriliyor.
Ø “JEOTERMALE ‘HAYIR’ DEMEK, İTHÂL KAYNAKLARA ‘EVET’ DEMEKTİR”
Ø JEOTERMAL ENERJİ DERNEĞİ (JED) BAŞKANI ALİ KINDAP:
Ø “ÜLKEMİZDEKİ JEOTERMAL YATIRIMLARIN ÜLKE GENELİNE YAYILMASI İÇİN SEFERBERLİK İLÂN EDİLMELİ.”
Ø “DOĞU ANADOLU BÖLGEMİZDEKİ JEOTERMAL KAYNAKLARIN, BULUNDUĞU İLLERE ÇOK FARKLI ALANLARDA DEĞER YARATMASINI İSTİYORUZ.”
Ø “VATANDAŞLARIMIZIN DOĞRU BİLGİLENMESİNİ SAĞLAMAK VE YATIRIMLARIN SİYASİ İSTİSMAR KONUSU OLMASINI ÖNLEMEK BİZİM DE GÖREVİMİZ.”
Ø “TÜRKİYE’DE MEVCUT VE İNŞA HALİNDEKİ JEOTERMAL ENERJİ SANTRALLERİ, DÜNYANIN KABUL ETTİĞİ EN YÜKSEK ÇEVRE STANDARTLARINA SAHİPTİR.”
Türkiye’nin baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermal, Türk ekonomisine çok farklı alanlarda değer yaratan yatırımların adresi oluyor. Jeotermal kaynaklardan enerji üretiminin büyük bölümü Ege Bölgesi’nde kümelenirken, zengin jeotermal kaynaklara sahip Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki sahalarda yeni santral projeleri geliştiriliyor.
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Anadolu ve Trakya coğrafyasında bin 500’ün üzerinde doğal jeotermal çıkış noktası olduğunu hatırlatarak, başta enerji olmak üzere yatırımların Ege’den ülke geneline doğru yayılması için seferberlik ilân edilmesi gerektiğini vurguladı.
// DOĞU ANADOLU JEOTERMAL ZENGİNİ
Ağrı, Muş, Bingöl, Elazığ ve Van başta olmak üzere Doğu Anadolu illerinin tektonik yapıları gereği çok zengin jeotermal kaynaklara sahip olduğu bilgisini veren Kındap, “Jeotermal tamamen bizim olan, kullanırken kimseden izin istemediğimiz, kimseye bir para ödemeyeceğimiz; 7 gün 24 saat kesintisiz üretim yaptığımız; temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir bir kaynak. Doğu Anadolu Bölgemizdeki illerimizde, jeotermalin tüm kullanım alanlarında ülke ekonomisinin kalkınmasına hizmet edecek projeler geliştiriliyor. Pek çok kentimizde yurttaşlarımızın yatırımları desteklediğini görmek bizlere de mutluluk veriyor.
Çünkü hepimiz biliyoruz ki tamamen bizim olan jeotermal enerjiye ‘hayır’ demek, kıt olan dövizimizi harcayarak ithal ettiğimiz enerji kaynaklarına ‘evet’ demek anlamına geliyor.” dedi.
// “BİLGİ EKSİKLİĞİNİ GİDERMEK GÖREVİMİZ”
Muş ve Bingöl’de bazı vatandaşların bilgi eksikliğinden kaynaklı sebeplerle jeotermale karşı çıkabildiğini söyleyen Kındap, bu yöndeki eksikliğin giderilmesi ve karşı çıkışların siyasi istismar konusu olmaması için JED ve benzeri sivil toplum örgütlerine görev düştüğünü hatırlattı.
“Türkiye’de halen enerji üreten ya da inşa halinde olan jeotermal santrallerin, dünyanın kabul ettiği en yüksek çevre standartlarına sahip olduklarına işaret eden JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Varto ve Karlıova başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi’nde gerçekleştirilecek jeotermal yatırımların, başta istihdam olmak üzere bölge ekonomisine çok farklı alanlarda katkı sağlamasını bekliyoruz. Bugün Ağrı’nın Diyadin ilçesi nasıl jeotermal seracılıkta bir Türkiye markası olduysa; Varto ve Karlıova gibi pek çok ilçemiz enerji üretiminde, termal turizmde, sebze ve meyve kurutma yatırımlarında, jeotermal madencilik uygulamalarında birer marka şehir olabilir. Gerek inşaat gerekse işletme süreçlerinde yaratılacak doğrudan ve dolaylı iş imkanları, bu ilçelerimizde ciddi bir ekonomik hareketlilik yaratacak. Kaynaklarımızın verimliliği ile paralel olarak tarımsal üretimde artış, yılın 12 ayı kesintisiz üretim yapılabilen modern seracılık uygulamaları yaygınlaşacak. Sektör temsilcileri olarak bizler, yurttaşlarımızın doğru bilgilenmesine büyük önem vermekteyiz. Bir ilimizde jeotermal yatırımlar alkışlarla karşılanırken, birkaç yüz kilometre uzaklıktaki bir başka şehrimizde eleştiri konusu oluyorsa, bizlerin de sorumluluk alması gereken bir bilgi eksikliği var demektir.”
// “TÜRKİYE JEOTERMALİ ELİNİN TERSİ İLE İTEMEZ”
Rusya – Ukrayna ve ABD-İran savaşlarının Türkiye için enerji arz güvenliğinin taşıdığı stratejik önemi gösteren örnekler olduğuna dikkat çeken Kındap, gelişmişlik seviyesi ne olursa olsun tüm ülkelerin yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına çok daha fazla önem verdiklerini belirtti. Dünyada dördüncü, Avrupa’nın lider jeotermal zengini ülkesi olan Türkiye’nin, bu dev enerji kaynağını elinin tersi ile itemeyeceğini kaydeden Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ülkemiz doğalgaz ve petrol zengini bir ülke değil. Enerjide bağımsız olmamız için bu kaynaklara sahip olmamız da gerekmiyor. Tüm yenilenebilir kaynaklarımızdan etkin şekilde ve sonuna kadar yararlanmalı, 85 milyonluk ülkemizin enerjisini bu kaynaklarla karşılamalıyız. Bu açıdan baktığımızda Doğu Anadolu’daki jeotermal yatırımlarımız ekonomik kalkınma, çevresel sürdürülebilirlik ve enerji bağımsızlığı hedeflerimizin tam kesişim noktasında yer alıyor. Bu yatırımların ülkemizin temiz enerji yolculuğunda güçlü birer adım olduğuna inanıyoruz. Nasıl ki rüzgâr enerjisi yatırımlarımız son yıllarda batıdan doğuya doğru hızlı bir ivme ile yayılıyorsa, jeotermal enerjide de aynı rotayı izlemeliyiz.”
KUTU
RAKAMLARLA JEOTERMAL SEKTÖRÜ
ü Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumunda.
ü Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip.
ü Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW/termal olarak açıklarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye üçte birinden azına karşılık gelen 19 bin 836 MW/termal kullanıma sahip.
ü 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin % 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7'inci, Avrupa'da ise 1'inci sırada yer alıyor.
İzmir HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


