Kene Isırığında Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor

Sağlık 13.07.2026 - 09:14, Güncelleme: 13.07.2026 - 09:14
 

Kene Isırığında Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor

Yaz aylarında sık görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), erken ve doğru müdahale edilmediğinde hayati risk oluşturabilen ciddi bir hastalık. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, özellikle kenelerin aktif olduğu yaz döneminde korunma yollarını hatırlatarak önemli bilgiler paylaştı.

Yaz aylarında doğada geçirilen sürenin artması, kene kaynaklı hastalıklara karşı dikkatli olunmasını da zorunlu hale getiriyor. İnsanlarda görülen kene kaynaklı enfeksiyonlar arasında etki alanı açısından en geniş coğrafyaya sahip hastalıklardan biri olan “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi”nin (KKKA) güncel rakamlara göre Afrika, Asya, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da 30’dan fazla ülkede görüldüğü biliniyor. Türkiye’de ise vakaların özellikle Tokat, Sivas, Yozgat ve Çorum başta olmak üzere İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaştığı görülüyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, ülkemizde her yıl nisan-ekim ayları arasında görülen hastalığın, haziran ve temmuz aylarında en yüksek seviyeye ulaştığına dikkat çekiyor.    Kimler Risk Grubunda?  Hastalık esas olarak “hyalomma marginatum” türü keneler aracılığıyla bulaşıyor ve virüs, kenenin deriye tutunması ya da çıplak elle ezilmesi sonucu vücuda yayılıyor. Bunun yanı sıra enfekte hayvanların veya hastaların kan ve vücut sıvılarıyla temas yoluyla da bulaşabiliyor. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veteriner hekimler, kasaplar, sağlık çalışanları ile endemik bölgelerde yaşayan veya bu bölgelere seyahat eden kişiler en büyük risk grupları arasında.   Belirtiler Aniden Başlıyor Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, kene tutunmasının ardından belirtilerin genellikle 1-5 gün içinde ortaya çıktığını söylüyor ve erken tanı açısından önemli uyarılarda bulunuyor: “Hastalık yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrısı, bulantı ve kusma, ishal ve karın ağrısıyla başlar. Ağır vakalarda birkaç gün içinde diş eti, burun, mide-bağırsak, idrar yolları ve diğer organlarda ciddi kanamalar oluşabilir. İlerleyen vakalarda ise şok ve çoklu organ yetmezliği gelişebiliyor. Ölüm vakaları ise çoğunlukla şiddetli kanama, şok ve organ yetmezliği nedeniyle meydana geliyor. Bu nedenle erken tanı ve tedavi, hastalığın seyrinde büyük önem taşıyor. Hastalığın tedavisinde etkinliği kanıtlanmış özel bir antiviral ilaç bulunmasa da destek tedavinin zamanında uygulanması yaşam kurtarıcı bir role sahip.”   KKKA’dan Korunmak için 5 Adım! Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, KKKA’ya karşı alınabilecek en etkili korunma yöntemlerini de hatırlatarak, 5 adımdan oluşan bir liste paylaşıyor:    Kıyafet Seçimi: Riskli alanlarda uzun kollu ve paçaları kapalı, mümkünse açık renkli kıyafetler tercih edin. Kontrol: Riskli alanlardan her eve döndüğünüzde vücudunuzu mutlaka kontrol edin.  Temasa Dikkat: Vücuda tutunan kene fark ettiğinizde keneye çıplak elle temas etmeyin ve ezmeyin. İlk müdahale: Vakit kaybetmeden uygun bir malzeme kullanarak, keneyi deriye en yakın noktadan dikkatlice çıkarın. Destek Alın: Keneyi vücuttan çıkaramıyorsanız hızlıca en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.   Isırma Sonrası İlk 10 Gün Dikkat!  Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, özellikle kene çıkarıldıktan sonra kişilerin 10 gün boyunca ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi belirtiler açısından kendilerini takip etmeleri gerektiğini söylüyor. Bu belirtilerden herhangi birinin gelişmesi halinde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması önemli. Kenelerin artmasıyla aşı konusu da gündemde. Ancak bugün için KKKA’ya karşı dünya genelinde yaygın kullanıma girmiş, etkinliği kabul edilmiş bir aşı mevcut değil. Bu nedenle korunma önlemleri ve erken farkındalık, hastalıkla mücadeledeki güçlü yerini koruyor.        İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Hakkında: İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, 2016 yılında geleceğin sağlık standartlarının oluşturulmasına katkı sağlama, sağlık sektörüne yön veren kuruluşlar arasında yer alma vizyonuyla hizmet vermeye başladı. İleri tanı ve tedavi yöntemlerinin, hızla gelişen tıbbi teknolojiler ile buluştuğu İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, hasta memnuniyeti odaklı, multidisipliner yaklaşımıyla kaliteli, yüksek standartlarda sağlık hizmetini hastalarla buluşturmaktadır. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde, tıp eğitimi ve toplumun sağlığını ilgilendiren konularda ileri tanı ve tedavi yöntemleri geliştirmek amacıyla bilimsel araştırma ve geliştirme çalışmaları da yürütülmektedir.      
Yaz aylarında sık görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), erken ve doğru müdahale edilmediğinde hayati risk oluşturabilen ciddi bir hastalık. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, özellikle kenelerin aktif olduğu yaz döneminde korunma yollarını hatırlatarak önemli bilgiler paylaştı.

Yaz aylarında doğada geçirilen sürenin artması, kene kaynaklı hastalıklara karşı dikkatli olunmasını da zorunlu hale getiriyor. İnsanlarda görülen kene kaynaklı enfeksiyonlar arasında etki alanı açısından en geniş coğrafyaya sahip hastalıklardan biri olan “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi”nin (KKKA) güncel rakamlara göre Afrika, Asya, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da 30’dan fazla ülkede görüldüğü biliniyor. Türkiye’de ise vakaların özellikle Tokat, Sivas, Yozgat ve Çorum başta olmak üzere İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaştığı görülüyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, ülkemizde her yıl nisan-ekim ayları arasında görülen hastalığın, haziran ve temmuz aylarında en yüksek seviyeye ulaştığına dikkat çekiyor. 

 

Kimler Risk Grubunda? 

Hastalık esas olarak “hyalomma marginatum” türü keneler aracılığıyla bulaşıyor ve virüs, kenenin deriye tutunması ya da çıplak elle ezilmesi sonucu vücuda yayılıyor. Bunun yanı sıra enfekte hayvanların veya hastaların kan ve vücut sıvılarıyla temas yoluyla da bulaşabiliyor. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veteriner hekimler, kasaplar, sağlık çalışanları ile endemik bölgelerde yaşayan veya bu bölgelere seyahat eden kişiler en büyük risk grupları arasında.

 

Belirtiler Aniden Başlıyor

Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, kene tutunmasının ardından belirtilerin genellikle 1-5 gün içinde ortaya çıktığını söylüyor ve erken tanı açısından önemli uyarılarda bulunuyor: “Hastalık yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrısı, bulantı ve kusma, ishal ve karın ağrısıyla başlar. Ağır vakalarda birkaç gün içinde diş eti, burun, mide-bağırsak, idrar yolları ve diğer organlarda ciddi kanamalar oluşabilir. İlerleyen vakalarda ise şok ve çoklu organ yetmezliği gelişebiliyor. Ölüm vakaları ise çoğunlukla şiddetli kanama, şok ve organ yetmezliği nedeniyle meydana geliyor. Bu nedenle erken tanı ve tedavi, hastalığın seyrinde büyük önem taşıyor. Hastalığın tedavisinde etkinliği kanıtlanmış özel bir antiviral ilaç bulunmasa da destek tedavinin zamanında uygulanması yaşam kurtarıcı bir role sahip.”

 

KKKA’dan Korunmak için 5 Adım!

Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, KKKA’ya karşı alınabilecek en etkili korunma yöntemlerini de hatırlatarak, 5 adımdan oluşan bir liste paylaşıyor: 

 

  1. Kıyafet Seçimi: Riskli alanlarda uzun kollu ve paçaları kapalı, mümkünse açık renkli kıyafetler tercih edin.
  2. Kontrol: Riskli alanlardan her eve döndüğünüzde vücudunuzu mutlaka kontrol edin. 
  3. Temasa Dikkat: Vücuda tutunan kene fark ettiğinizde keneye çıplak elle temas etmeyin ve ezmeyin.
  4. İlk müdahale: Vakit kaybetmeden uygun bir malzeme kullanarak, keneyi deriye en yakın noktadan dikkatlice çıkarın.
  5. Destek Alın: Keneyi vücuttan çıkaramıyorsanız hızlıca en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.

 

Isırma Sonrası İlk 10 Gün Dikkat! 

Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, özellikle kene çıkarıldıktan sonra kişilerin 10 gün boyunca ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi belirtiler açısından kendilerini takip etmeleri gerektiğini söylüyor. Bu belirtilerden herhangi birinin gelişmesi halinde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması önemli. Kenelerin artmasıyla aşı konusu da gündemde. Ancak bugün için KKKA’ya karşı dünya genelinde yaygın kullanıma girmiş, etkinliği kabul edilmiş bir aşı mevcut değil. Bu nedenle korunma önlemleri ve erken farkındalık, hastalıkla mücadeledeki güçlü yerini koruyor. 

 

 

 

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Hakkında:

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, 2016 yılında geleceğin sağlık standartlarının oluşturulmasına katkı sağlama, sağlık sektörüne yön veren kuruluşlar arasında yer alma vizyonuyla hizmet vermeye başladı. İleri tanı ve tedavi yöntemlerinin, hızla gelişen tıbbi teknolojiler ile buluştuğu İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, hasta memnuniyeti odaklı, multidisipliner yaklaşımıyla kaliteli, yüksek standartlarda sağlık hizmetini hastalarla buluşturmaktadır. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde, tıp eğitimi ve toplumun sağlığını ilgilendiren konularda ileri tanı ve tedavi yöntemleri geliştirmek amacıyla bilimsel araştırma ve geliştirme çalışmaları da yürütülmektedir.

 

 

 

İstanbul HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmir35haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.