MENEMEN DOĞAKÖY TOKİ PROJESİ DERHAL DURDURULMALIDIR!
MENEMEN DOĞAKÖY TOKİ PROJESİ DERHAL DURDURULMALIDIR!
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 101 ada, 8 ve 9 numaralı parsellerde yapılması planlanan 5011 konutluk proje için verilen 27.01.2026 tarihli "ÇED Olumlu" kararına karşı başlatılan hukuki süreç devam ederken yargı süreci beklenmeden ve hiçbir alt ölçekli imar planı ile kurum izni tamamlanmadan alan içerisinde hafriyat ve inşaat faaliyetleri fiilen başlanmıştır. Yürürlükteki üst ölçekli çevre düzeni planlarında "Tarım Arazisi" ve "Çayır-Mera" vasfında kalan bu alanda inşaat faaliyetlerinin sürdürülmesi planların kademeli birlikteliği ilkesini ve mevzuatı açıkça yok saymaktadır!
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 101 ada, 8 ve 9 numaralı parsellerde yapılması planlanan 5011 konutluk proje için verilen 27.01.2026 tarihli "ÇED Olumlu" kararına karşı başlatılan hukuki süreç devam ederken yargı süreci beklenmeden ve hiçbir alt ölçekli imar planı ile kurum izni tamamlanmadan alan içerisinde hafriyat ve inşaat faaliyetleri fiilen başlanmıştır. Yürürlükteki üst ölçekli çevre düzeni planlarında "Tarım Arazisi" ve "Çayır-Mera" vasfında kalan bu alanda inşaat faaliyetlerinin sürdürülmesi planların kademeli birlikteliği ilkesini ve mevzuatı açıkça yok saymaktadır!
İzmir İli, Menemen İlçesi, Doğa Mahallesi’nde yaklaşık 15 bin konutluk yerleşim projesine
ilişkin "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararına karşı yöre halkının açtığı davada
alınan Bilirkişi Raporu, projenin hukuksuzluğunu ve alanda başlayan inşaat faaliyetlerinin
yaratacağı geri dönülemez tahribatı ortaya koymuştur.
İzmir 5. İdare Mahkemesi'nin (E:2026/368) yürüttüğü dava kapsamında hazırlanan bilirkişi
raporunda;
● Proje alanının bitişiği, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olan Neonteikhos Antik Kenti'dir.
Bilirkişi heyeti, alanda başlayan hafriyat ve inşaat çalışmalarının kültür varlıklarını
şimdiden tahrip ettiğini ve sit bütünlüğünü bozduğunu açıkça tespit etmiştir. İlgili
koruma kurullarından izin alınmadan tarihimizin üzerine beton dökülmektedir.
● Proje alanı, Menemen Fay Zonu üzerinde yer almasına rağmen imar planına esas
zemin etüdü yapılmamıştır. Yüksek eğimli yamaçlarda ve dere yataklarında
planlanan bu projede heyelan, kaya düşmesi ve sel (taşkın) riskleri için yeterli bilimsel
önlem alınmamış; on binlerce insanın can güvenliği hiçe sayılmıştır.
● İnşaat çalışmalarıyla birlikte alandaki dere yatakları doldurulmuş, göletler kurutularak
suları boşaltılmış ve flora-fauna habitatları parçalanmıştır. Endemik bitki türleri, yöre
halkının geçim kaynağı olan tarım ve mera alanları geri dönülmez şekilde yok
edilmektedir.
● Bölgedeki düşük yoğunluklu kırsal yerleşimi, kırsal üretimi tahrip edecek ve bölgenin
rant odaklı dönüşümünün önünü açacak projenin, mevcut ulaşım ağlarına getireceği
trafik yükü bilimsel olarak hesaplanmamış ve kamu yararı gözetilmemiştir.
ÇED Olumlu kararı, bir projenin doğrudan uygulanmasına imkân veren tek başına yeterli bir
idari işlem değildir. Alt ölçekli imar planları dahi olmadan, üst ölçek plan kararlarına, şehircilik
ilkelerine ve yasal mevzuata aykırı olarak yürütülen inşaat faaliyetleri ile kent suçu
işlenmektedir.
TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ
İZMİR İL KOORDİNASYON KURULU
DÖNEM SEKRETERLİĞİ: TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ
Anadolu Cad. No:40 K:M2 Bayraklı-İzmir Tel: 0232 462 3333 Faks : 0232 461 7339 e-posta: izmir.ikk@tmmob.org.tr
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Anayasanın 135. maddesinde tanımlanan 66 ve 85 sayılı KHK ve 7303 sayılı yasa
ile değişik 6235 sayılı yasaya göre kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.
Yargı süreci devam ederken sosyal medya üzerinden yapılan spekülatif paylaşımların ve
kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamaların, bilimsel ve teknik esaslar çerçevesinde
değerlendirme yapmakla yükümlü bilirkişi heyeti üzerinde baskı oluşturma riski taşıdığını
önemle vurguluyoruz. Bilirkişilik kurumunun bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge
düşürebilecek her türlü girişimin karşısında olduğumuzu, yargı sürecinin hiçbir yönlendirme
ve baskıya maruz kalmaksızın bilimsel gerçekler ve hukukun üstünlüğü temelinde
yürütülmesi gerektiğini hatırlatıyoruz.
Yöre halkının yaşam alanlarına, tarım ve mera arazilerine, doğal ve kültürel mirasına sahip
çıkmak amacıyla sürdürdüğü kararlı ve ısrarlı mücadele sonucunda, proje hakkında
yürütmenin durdurulması kararı alınmıştır. Bu karar, halkın örgütlü mücadelesinin ve
hukuki girişimlerinin önemli bir kazanımıdır. Ancak söz konusu kararın alınmış olması tek
başına yeterli değildir. Kararın eksiksiz uygulanması, alandaki tüm hafriyat ve inşaat
faaliyetlerinin derhal durdurulması ve bugüne kadar meydana gelen tahribatın giderilmesi
için ilgili tüm kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi zorunludur.
Telafisi mümkün olmayan tahribatın önüne geçilmesi için, ilgili tüm kurumları görevlerini
yapmaya ve hukuka aykırı yürütülen inşaat faaliyetlerini DERHAL DURDURMAYA
çağırıyoruz.
Doğal alanlarımızı, kültürel mirasımızı, kırsal alanlarımızı savunmaktan asla
vazgeçmeyeceğimizi, bilimsel dayanaktan yoksun ve kamu yararı taşımayan bu projeye
karşı sonuna kadar mücadele edeceğimizi ve hukuki sürecin takipçisi olacağımızı
kamuoyuna saygıyla duyururuz.
TMMOB İZMİR İL KOORDİNASYON KURULU – İZMİR BAROSU
İzmir HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


