|
Tek tip diyetler kalıcı kilo kaybı sağlamıyor!
Hızlı kilo verme isteğinin, kişileri tek tip diyetlere ve kısa süreli detoks programlarına yöneltebildiğini belirten uzmanlar, bu uygulamaların tartıda hızlı düşüş sağlasa da bunun her zaman yağ kaybı anlamına gelmediğini söylüyor.
Tek bir besine dayalı beslenmenin vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin yeterli alınmasını zorlaştırabileceğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Kilo verme sürecinde tek bir besini mucizevi şekilde öne çıkarmak yerine, kişinin ihtiyaçlarına uygun, yeterli ve dengeli bir beslenme düzeninin oluşturulması gerekir.” dedi. Meyvelerin ise tek başına bir diyetin temeli değil, dengeli beslenme planının bir parçası olması gerektiğini aktaran İspiroğlu, sağlıklı kilo yönetiminin birkaç günlük katı uygulamalar yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarıyla mümkün olduğunu vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, tek tip ve kısa süreli diyetlerin zararları ile sağlıklı ve kalıcı kilo yönetimi için neler yapılması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.
Tek tip diyetler sürdürülebilir değil!
Hızlı kilo verme beklentisinin kişileri tek tip diyetlere yöneltebildiğini ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Uygulanan tek tip diyetler kısa vadede tartıda düşüş sağlayabilir ancak sağlıklı ve kalıcı bir kilo kaybı için doğru bir yöntem değil.” dedi.
Tek bir besine ya da sınırlı sayıdaki besin grubuna dayanan diyetlerin, vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin yeterli ve dengeli şekilde alınmasını zorlaştırabildiğine işaret eden İspiroğlu, bu tür uygulamaların uzun vadede sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Sağlıklı kilo kaybı sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarından geçiyor!
Bu tür diyetlerde başlangıçta görülen hızlı kilo kaybının her zaman yağ kaybı anlamına gelmediğine dikkat çeken İspiroğlu, “Tartıdaki değişimin bir bölümü vücuttaki su ve glikojen depolarındaki azalmadan kaynaklanabiliyor.” dedi.
Tek tip beslenmenin yanı sıra detoks adı altında uygulanan kısa süreli kürlerin de kalıcı kilo kaybı açısından doğru bir yaklaşım olmadığına vurgu yapan İspiroğlu, “Detoks programları çoğu zaman vücudu ‘temizlediği’ iddiasıyla sunuluyor. Oysa sağlıklı bir bireyde bu görevi zaten karaciğer, böbrekler ve bağırsaklar kesintisiz olarak yerine getirir. Kısa süreli meyve kürleri ise çoğunlukla kalori ve protein alımını azaltarak tartıda geçici bir düşüş oluşturabilir; ancak bu durum gerçek bir yağ kaybı anlamına gelmez. Sağlıklı beslenmede amaç, birkaç gün süren katı uygulamalar değil, uzun vadede sürdürülebilen doğru alışkanlıklar kazanmaktır.” hatırlatmasını yaptı.
Meyveler tek tip diyetlerin değil, dengeli beslenme planının bir parçası olmalı!
Kilo verme sürecinde tek bir besini mucizevi şekilde öne çıkarmak yerine, kişinin ihtiyaçlarına uygun, yeterli ve dengeli bir beslenme düzeninin oluşturulması gerektiğinin altını çizen Hülya Yiğit İspiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Özellikle meyveler tek tip diyetler için tercih edilebiliyor. Meyvenin dengeli bir beslenme planı içinde yer alması gerekir. Ancak porsiyon kontrolü önemlidir. Özellikle prediyabeti (gizli şeker) olan veya diyabet riski taşıyan bireylerin meyveyi uygun porsiyonlarda tüketmeleri, mümkünse protein kaynaklarıyla birlikte tercih etmeleri kan şekeri kontrolü açısından daha uygun olur.”
Bilgi için: İletişim Ofisi Halkla İlişkiler Ajansı
Meryem Agan / meryem.agan@iletisimofisi.com / 0536 513 49 69
|