Türkiye Genç İş İnsanları Derneği Ege’den Ekonomiye 3 Boyutlu Bakış

Ekonomi 06.01.2026 - 10:20, Güncelleme: 06.01.2026 - 10:20
 

Türkiye Genç İş İnsanları Derneği Ege’den Ekonomiye 3 Boyutlu Bakış

TÜGİAD Ege Şubesi, iş dünyasına yeni bir vizyon kazandırmak amacıyla başlattığı "Ekonomiye 3 Boyutlu Bakış" toplantılarının ilkinde Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen’i ağırladı. Genel ekonomik kabullerin aksine Merkez Bankalarının dahi yol haritalarında belirsizlik yaşadığına dikkat çeken Prof. Küçüközmen, İzmir iş dünyasına "Çin Artı Bir" stratejisi ve dijitalleşme odaklı bir yol haritası çizdi.

Prof. Küçüközmen: "Ezber Bozan Bir Döneme Giriyoruz"   TÜGİAD Ege Şubesi, iş dünyasına yeni bir vizyon kazandırmak amacıyla başlattığı "Ekonomiye 3 Boyutlu Bakış" toplantılarının ilkinde Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen’i ağırladı. Genel ekonomik kabullerin aksine Merkez Bankalarının dahi yol haritalarında belirsizlik yaşadığına dikkat çeken Prof. Küçüközmen, İzmir iş dünyasına "Çin Artı Bir" stratejisi ve dijitalleşme odaklı bir yol haritası çizdi. Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Ege Şubesi, ekonomi dünyasındaki gelişmeleri çok yönlü ele almak amacıyla İZQ Girişimcilik Merkezi’nde "Ekonomiye 3 Boyutlu Bakış" başlıklı yeni bir sohbet serisi başlattı. Serinin ilk konuğu finans ve ekonomi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen oldu. İzQ’da yapılan toplantıda, küresel raporların sunduğu genel kabul gören anlayışın ötesine bir bakış sunularak, perde arkasındaki gerçekler ve fırsatlar konuşuldu. Korkmaz: “Rakamların ötesine bakmak zorundayız” Toplantının açılışında konuşan TÜGİAD Ege Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Korkmaz, ekonomiyi tek bir pencereden değil, farklı uzmanlık alanlarından ve farklı bakış açılarıyla yorumlamak amacıyla bu seriyi başlattıklarını belirtti. Günümüz dünyasında ekonomiyi anlamanın sadece rakamlara bakmakla mümkün olmadığını ifade eden Korkmaz, küresel trendleri, davranışsal dinamikleri, finansal piyasaları ve reel sektörü bir bütün olarak değerlendirmenin gerekliliğine vurgu yaptı. Belirsizliklerin arttığı ve küresel risklerin sıkça konuşulduğu bu dönemde güçlü ve analitik bir bakış açısına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduklarını söyleyen Engin Korkmaz, TÜGİAD olarak genç iş insanlarının bilgiye, doğru yönlendirmeye ve güncel analizlere ulaşmasını çok önemsediklerini dile getirdi. Küçüközmen: “Genel kabullere inanmayın, her şey farklı olabilir” Konuk konuşmacı Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen ise sunumunda 2025 ve 2026 yılları için küresel ekonomi ve makro çerçeveyi, genel beklentiler ve kendi öngörüleri arasındaki farkları ortaya koyarak çizdi. IMF, Dünya Bankası ve OECD gibi kurumların 2026’ya girerken küresel büyümenin yavaşlayacağı ve jeopolitik risklerin görünümü baskılayacağı yönündeki tespitlerini hatırlatan Küçüközmen, "Genel kanı bu olsa da buna hemen inanmayın, her şey çok daha farklı gelişebilir" uyarısında bulundu. Enflasyonun birçok gelişmiş ekonomide gerilediği söylense de "yapışkan" fiyat bileşenlerinin politika belirsizliği yaratmaya devam ettiğini vurgulayan Küçüközmen, para politikasındaki normalleşme ve faiz indirimleri konusuna da eleştirel yaklaştı. Küçüközmen, "Normalleşme olduğu söyleniyor ancak emin olun, başta Merkez Bankaları olmak üzere kimse ne yapılması gerektiğini tam manasıyla bilemiyor" dedi. Küçüközmen, enerji ve emtia fiyatlarındaki risklerle ilgili ise "Masal aynı, sadece aktörler değişti; artık başrolde kritik mineraller var" değerlendirmesini yaptı. İzmir için stratejik hamle: Çin Artı Bir ve Dijitalleşme Küresel ticaretteki eksen kaymalarına değinen Prof. Dr. Küçüközmen, Çin ekonomisinin yeniden yapılanma sürecinde olduğunu, iç talepteki zayıflama nedeniyle ihracata ve teknolojiye ağırlık verdiğini anlattı. Tedarik zincirlerinin yeniden kurgulandığı bu dönemde "Çin Artı Bir" (China Plus One) stratejisinin önem kazandığını belirten Küçüközmen, "Şirketlerin tedarik risklerini azaltmak için üretim üslerini sadece Çin’de tutmak yerine, alternatif ülkelere de yayması anlamına gelen bu strateji, Türkiye ve özellikle İzmir için büyük bir fırsattır" dedi.İzmirli sanayicilere dijitalleşme, ihracat ve sürdürülebilirlikten oluşan üç ayaklı bir strateji öneren Küçüközmen, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyumun bir tercih değil zorunluluk olduğunu hatırlattı. Küçüközmen, hızlı reform süreci ve genç nüfusuyla dikkat çeken Özbekistan ile bölgesel bir üretim ve lojistik merkezine dönüşen Mısır’ın Türk firmaları için tekstil, gıda, inşaat ve lojistik alanlarında ciddi potansiyel barındırdığını sözlerine ekledi.  
TÜGİAD Ege Şubesi, iş dünyasına yeni bir vizyon kazandırmak amacıyla başlattığı "Ekonomiye 3 Boyutlu Bakış" toplantılarının ilkinde Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen’i ağırladı. Genel ekonomik kabullerin aksine Merkez Bankalarının dahi yol haritalarında belirsizlik yaşadığına dikkat çeken Prof. Küçüközmen, İzmir iş dünyasına "Çin Artı Bir" stratejisi ve dijitalleşme odaklı bir yol haritası çizdi.

Prof. Küçüközmen:

"Ezber Bozan Bir Döneme Giriyoruz"

 

TÜGİAD Ege Şubesi, iş dünyasına yeni bir vizyon kazandırmak amacıyla başlattığı "Ekonomiye 3 Boyutlu Bakış" toplantılarının ilkinde Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen’i ağırladı. Genel ekonomik kabullerin aksine Merkez Bankalarının dahi yol haritalarında belirsizlik yaşadığına dikkat çeken Prof. Küçüközmen, İzmir iş dünyasına "Çin Artı Bir" stratejisi ve dijitalleşme odaklı bir yol haritası çizdi.

Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Ege Şubesi, ekonomi dünyasındaki gelişmeleri çok yönlü ele almak amacıyla İZQ Girişimcilik Merkezi’nde "Ekonomiye 3 Boyutlu Bakış" başlıklı yeni bir sohbet serisi başlattı.

Serinin ilk konuğu finans ve ekonomi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen oldu. İzQ’da yapılan toplantıda, küresel raporların sunduğu genel kabul gören anlayışın ötesine bir bakış sunularak, perde arkasındaki gerçekler ve fırsatlar konuşuldu.

Korkmaz: “Rakamların ötesine bakmak zorundayız”

Toplantının açılışında konuşan TÜGİAD Ege Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Korkmaz, ekonomiyi tek bir pencereden değil, farklı uzmanlık alanlarından ve farklı bakış açılarıyla yorumlamak amacıyla bu seriyi başlattıklarını belirtti.

Günümüz dünyasında ekonomiyi anlamanın sadece rakamlara bakmakla mümkün olmadığını ifade eden Korkmaz, küresel trendleri, davranışsal dinamikleri, finansal piyasaları ve reel sektörü bir bütün olarak değerlendirmenin gerekliliğine vurgu yaptı.

Belirsizliklerin arttığı ve küresel risklerin sıkça konuşulduğu bu dönemde güçlü ve analitik bir bakış açısına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduklarını söyleyen Engin Korkmaz, TÜGİAD olarak genç iş insanlarının bilgiye, doğru yönlendirmeye ve güncel analizlere ulaşmasını çok önemsediklerini dile getirdi.

Küçüközmen: “Genel kabullere inanmayın, her şey farklı olabilir”

Konuk konuşmacı Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen ise sunumunda 2025 ve 2026 yılları için küresel ekonomi ve makro çerçeveyi, genel beklentiler ve kendi öngörüleri arasındaki farkları ortaya koyarak çizdi.

IMF, Dünya Bankası ve OECD gibi kurumların 2026’ya girerken küresel büyümenin yavaşlayacağı ve jeopolitik risklerin görünümü baskılayacağı yönündeki tespitlerini hatırlatan Küçüközmen, "Genel kanı bu olsa da buna hemen inanmayın, her şey çok daha farklı gelişebilir" uyarısında bulundu.

Enflasyonun birçok gelişmiş ekonomide gerilediği söylense de "yapışkan" fiyat bileşenlerinin politika belirsizliği yaratmaya devam ettiğini vurgulayan Küçüközmen, para politikasındaki normalleşme ve faiz indirimleri konusuna da eleştirel yaklaştı. Küçüközmen, "Normalleşme olduğu söyleniyor ancak emin olun, başta Merkez Bankaları olmak üzere kimse ne yapılması gerektiğini tam manasıyla bilemiyor" dedi. Küçüközmen, enerji ve emtia fiyatlarındaki risklerle ilgili ise "Masal aynı, sadece aktörler değişti; artık başrolde kritik mineraller var" değerlendirmesini yaptı.

İzmir için stratejik hamle: Çin Artı Bir ve Dijitalleşme

Küresel ticaretteki eksen kaymalarına değinen Prof. Dr. Küçüközmen, Çin ekonomisinin yeniden yapılanma sürecinde olduğunu, iç talepteki zayıflama nedeniyle ihracata ve teknolojiye ağırlık verdiğini anlattı.

Tedarik zincirlerinin yeniden kurgulandığı bu dönemde "Çin Artı Bir" (China Plus One) stratejisinin önem kazandığını belirten Küçüközmen, "Şirketlerin tedarik risklerini azaltmak için üretim üslerini sadece Çin’de tutmak yerine, alternatif ülkelere de yayması anlamına gelen bu strateji, Türkiye ve özellikle İzmir için büyük bir fırsattır" dedi.İzmirli sanayicilere dijitalleşme, ihracat ve sürdürülebilirlikten oluşan üç ayaklı bir strateji öneren Küçüközmen, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyumun bir tercih değil zorunluluk olduğunu hatırlattı. Küçüközmen, hızlı reform süreci ve genç nüfusuyla dikkat çeken Özbekistan ile bölgesel bir üretim ve lojistik merkezine dönüşen Mısır’ın Türk firmaları için tekstil, gıda, inşaat ve lojistik alanlarında ciddi potansiyel barındırdığını sözlerine ekledi.

 

İzmir HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmir35haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.