Uzm. Dr. Kurtulmuş, Takviye edici gıdalar tek başına tedavi aracı değildir

Sağlık 20.04.2026 - 10:14, Güncelleme: 20.04.2026 - 10:14
 

Uzm. Dr. Kurtulmuş, Takviye edici gıdalar tek başına tedavi aracı değildir

Ege Üniversitesi uzmanları, son yıllarda kitle iletişim araçları ve sosyal medya platformlarında sıkça rastlanan takviye edici gıda kullanımıyla ilgili hayati uyarılarda bulundu. Toplumda, özellikle de gençler arasında hızla yayılan bu alışkanlığın beraberinde ciddi bir bilgi kirliliğini getirdiğini belirten Uzm. Dr. İlkçe Akgün Kurtulmuş, hekim kontrolü dışındaki uygulamaların geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına zemin hazırladığını ifade etti.

Hekim kontrolünde Bakanlık onaylı ürünler kullanılmalı Haber: Dicle Artak Sosyal medya etkisiyle kullanımı hızla artan takviye edici gıdaların yarattığı risklere dikkat çeken EÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Uzm. Dr. İlkçe Akgün Kurtulmuş, bu tür gıdaların kontrolsüz tüketiminin karaciğer yetmezliğinden beyin kanamasına kadar uzanan ağır tablolara yol açabileceğini vurguladı. Uzm. Dr. Kurtulmuş, “ Vatandaşlarımız takviye ürün kullanacaklarsa mutlaka hekim takibinde Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı ürünleri tercih etmeli ve bu onay numaralarını resmi sistemler üzerinden teyit etmelidir. Maddiyata bakıp güvenlikten ödün verilmemeli. Mutlaka uzman bir hekimin önerdiği laboratuvar testlerinden sonra takviyeye başlanmalıdır” dedi. “İlaç vücudu sağlığına çevirir, takviye ise sadece destektir” Takviye edici gıdaların bir hastalık tedavi aracı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Kurtulmuş, ilaç ve takviye arasındaki temel farkı net bir şekilde ortaya koydu. Kurtulmuş, “İlaç, vücutta var olan bir hastalığı medikal olarak iyileştiren araçtır. Örneğin demir eksikliği anemisi olan bir hastada bu bir tedavi sürecidir. Ancak sağlıklı bir bireyin besinlerle alması gereken elementleri dışarıdan alması takviyedir. Portakal suyundan aldığımız C vitamini ile bir kapsülden aldığımız arasında mantıksal bir fark yoktur. Temel ayrım, ortada tıbbi bir hastalığın olup olmamasıdır” dedi. “Bilinçsiz kullanım organ yetmezliğine yol açabilir” Özellikle Omega-3, D vitamini ve demir preparatlarının hekim danışmanlığı olmadan tüketilmesinin ağır sonuçları olabileceğini kaydeden Uzm. Dr. Kurtulmuş, “Kitle iletişim araçlarındaki logaritmik artış, konunun suistimal edilmesine yol açıyor. 'Genç kadınlar şunu, genç erkekler bunu kullanmalı' gibi genel öneriler tıbbi değildir. Örneğin, kontrolsüz Omega-3 kullanımı beyin ve mide kanaması riskini artırabilir. Kandaki düzeyine bakılmadan alınan yüksek doz D vitamini ise böbrek taşlarına ve ölümcül kalsiyum yükselmelerine sebebiyet verebilir. Tıbbın ana prensibi olan ‘Önce zarar verme’ kuralını unutmamalıyız. Bir halsizlikten kurtulmak isterken, merdiven altı ürünlerle karaciğer yetmezliğine davetiye çıkarılmamalıdır” diye konuştu. “Orijinallik ve güvenlikten ödün verilmemeli” Tüketicilerin internet ve marketler üzerinden temin ettikleri ürünlerde seçici olması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Kurtulmuş, merdiven altı ürünlerin yarattığı tehlikeye de değindi. Kurtulmuş, “Merdiven altı olarak tabir edilen sahte ürünler, içeriğindeki bilinmeyen maddeler nedeniyle karaciğer üzerinde yıkıcı ve geri dönüşümsüz olabilecek etkiler bırakabiliyor. Vatandaşlarımız mutlaka Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı ürünleri tercih etmeli ve bu onay numaralarını resmi sistemler üzerinden teyit etmelidir. Maddiyata bakıp güvenlikten ödün verilmemeli. Mutlaka uzman bir hekimin önerdiği laboratuvar testlerinden sonra takviyeye başlanmalıdır” uyarısında bulundu.
Ege Üniversitesi uzmanları, son yıllarda kitle iletişim araçları ve sosyal medya platformlarında sıkça rastlanan takviye edici gıda kullanımıyla ilgili hayati uyarılarda bulundu. Toplumda, özellikle de gençler arasında hızla yayılan bu alışkanlığın beraberinde ciddi bir bilgi kirliliğini getirdiğini belirten Uzm. Dr. İlkçe Akgün Kurtulmuş, hekim kontrolü dışındaki uygulamaların geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına zemin hazırladığını ifade etti.

Hekim kontrolünde Bakanlık onaylı ürünler kullanılmalı

Haber: Dicle Artak

Sosyal medya etkisiyle kullanımı hızla artan takviye edici gıdaların yarattığı risklere dikkat çeken EÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Uzm. Dr. İlkçe Akgün Kurtulmuş, bu tür gıdaların kontrolsüz tüketiminin karaciğer yetmezliğinden beyin kanamasına kadar uzanan ağır tablolara yol açabileceğini vurguladı.

Uzm. Dr. Kurtulmuş, “ Vatandaşlarımız takviye ürün kullanacaklarsa mutlaka hekim takibinde Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı ürünleri tercih etmeli ve bu onay numaralarını resmi sistemler üzerinden teyit etmelidir. Maddiyata bakıp güvenlikten ödün verilmemeli. Mutlaka uzman bir hekimin önerdiği laboratuvar testlerinden sonra takviyeye başlanmalıdır” dedi.

“İlaç vücudu sağlığına çevirir, takviye ise sadece destektir”

Takviye edici gıdaların bir hastalık tedavi aracı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Kurtulmuş, ilaç ve takviye arasındaki temel farkı net bir şekilde ortaya koydu. Kurtulmuş, “İlaç, vücutta var olan bir hastalığı medikal olarak iyileştiren araçtır. Örneğin demir eksikliği anemisi olan bir hastada bu bir tedavi sürecidir. Ancak sağlıklı bir bireyin besinlerle alması gereken elementleri dışarıdan alması takviyedir. Portakal suyundan aldığımız C vitamini ile bir kapsülden aldığımız arasında mantıksal bir fark yoktur. Temel ayrım, ortada tıbbi bir hastalığın olup olmamasıdır” dedi.

“Bilinçsiz kullanım organ yetmezliğine yol açabilir”

Özellikle Omega-3, D vitamini ve demir preparatlarının hekim danışmanlığı olmadan tüketilmesinin ağır sonuçları olabileceğini kaydeden Uzm. Dr. Kurtulmuş, “Kitle iletişim araçlarındaki logaritmik artış, konunun suistimal edilmesine yol açıyor. 'Genç kadınlar şunu, genç erkekler bunu kullanmalı' gibi genel öneriler tıbbi değildir. Örneğin, kontrolsüz Omega-3 kullanımı beyin ve mide kanaması riskini artırabilir. Kandaki düzeyine bakılmadan alınan yüksek doz

D vitamini ise böbrek taşlarına ve ölümcül kalsiyum yükselmelerine sebebiyet verebilir. Tıbbın ana prensibi olan ‘Önce zarar verme’ kuralını unutmamalıyız. Bir halsizlikten kurtulmak isterken, merdiven altı ürünlerle karaciğer yetmezliğine davetiye çıkarılmamalıdır” diye konuştu.

“Orijinallik ve güvenlikten ödün verilmemeli”

Tüketicilerin internet ve marketler üzerinden temin ettikleri ürünlerde seçici olması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Kurtulmuş, merdiven altı ürünlerin yarattığı tehlikeye de değindi. Kurtulmuş, “Merdiven altı olarak tabir edilen sahte ürünler, içeriğindeki bilinmeyen maddeler nedeniyle karaciğer üzerinde yıkıcı ve geri dönüşümsüz olabilecek etkiler bırakabiliyor. Vatandaşlarımız mutlaka Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı ürünleri tercih etmeli ve bu onay numaralarını resmi sistemler üzerinden teyit etmelidir. Maddiyata bakıp güvenlikten ödün verilmemeli. Mutlaka uzman bir hekimin önerdiği laboratuvar testlerinden sonra takviyeye başlanmalıdır” uyarısında bulundu.

İzmir HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmir35haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.