Uzman Dr. Umut Baklacı’dan 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü mesajı

Sağlık 02.04.2026 - 15:55, Güncelleme: 02.04.2026 - 15:55
 

Uzman Dr. Umut Baklacı’dan 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü mesajı

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Yetişkin Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Baklacı, 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü kapsamında yaptığı açıklamada, otizmin sosyal ilişkilerde ve iletişimde güçlüklerle karakterize nörogelişimsel bir durum olduğunu belirterek, erken fark edilmesinin ve zamanında uzmana başvurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

Otizmin tarihçesine ilişkin bilgi veren Dr. Baklacı, “otizm” kelimesinin Yunanca “otos” kökünden geldiğini ve “kendi” anlamını taşıdığını ifade etti. Otizmin 1940 yılında tanımlandığını aktaran Baklacı, ilerleyen yıllarda tanılama sistemlerinde yer aldığını ve günümüzde DSM-5’te ayrı bir tanı bölümü olarak geçtiğini kaydetti.   Otizmin sosyal iletişim alanında çeşitli güçlüklerle kendini gösterdiğini belirten Dr. Baklacı, konuşmayı sürdürme, iletişimi anlama, karşılıklı sosyal etkileşimi devam ettirme, jest ve mimikleri anlama, göz teması kurma ve davranışları sosyal ortama göre ayarlama gibi alanlarda zorlanmalar yaşanabileceğini söyledi. Bu durumun arkadaşlık ilişkilerinden aile yaşamına, iş hayatından günlük iletişime kadar birçok alanı etkileyebildiğini ifade etti.   Dr. Baklacı, otizmde sosyal iletişim alanındaki belirtilere ek olarak davranışsal belirtilerin de görülebildiğini dile getirdi. Tekrarlayıcı davranışlar, kısıtlı ve değişmeyen ilgi alanları, rutinlere bağlılık, aynılıkta ısrar ve duyusal uyaranlara karşı artmış ya da azalmış tepkilerin bu belirtiler arasında yer aldığını belirten Baklacı, özellikle bazı çocuklarda kanat çırpma şeklinde yineleyici hareketler, nesneleri tekrarlayıcı kullanma, dönen nesnelere yoğun ilgi ya da sıcağa-soğuğa karşı hassasiyet görülebileceğini söyledi.   Konuşmasında ailelerin dikkat etmesi gereken işaretlere de değinen Dr. Baklacı, en sık başvuru nedenlerinden birinin konuşmanın gecikmesi ya da hiç başlamaması olduğunu ifade etti. Göz teması kurmama, ismine seslenildiğinde tepki vermeme ve yaklaşık 1 yaş civarında beklenen ortak dikkat becerisinin gelişmemesinin önemli uyarı işaretleri arasında bulunduğunu vurguladı.   Ortak dikkatin çocuk gelişiminde önemli bir basamak olduğunu belirten Baklacı, ebeveynin işaret ettiği bir nesne ya da olaya çocuğun da yönelmesinin beklendiğini, bu becerinin gelişmemesinin aileler açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir durum olduğunu söyledi.   Toplumda sıkça duyulan “Erkek çocuklar geç konuşur” ya da “Kardeşi de geç konuşmuştu” gibi ifadelerin başvuruyu geciktirebildiğine işaret eden Dr. Baklacı, konuşmada gecikme, göz teması kurmama ve kısıtlı ilgi alanları gibi belirtiler görüldüğünde, çocuk otizm tanısı almasa bile mutlaka çocuk psikiyatrisi uzmanına götürülmesi ve takip edilmesi gerektiğini belirtti.   Erken başvurunun önemine vurgu yapan Dr. Baklacı, ne kadar erken tanı konulursa özel eğitime o kadar erken başlanabileceğini, erken müdahalenin ise sürecin daha olumlu ilerlemesine katkı sağladığını ifade etti. Ailelere çağrıda bulunan Baklacı, en ufak bir şüphe durumunda vakit kaybetmeden uzman desteği alınmasının büyük önem taşıdığını söyledi.   Bu açıklamayla 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü’nde otizme ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması ve ailelerin erken belirtiler konusunda bilinçlenmesinin amaçlandığı belirtildi.
Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Yetişkin Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Baklacı, 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü kapsamında yaptığı açıklamada, otizmin sosyal ilişkilerde ve iletişimde güçlüklerle karakterize nörogelişimsel bir durum olduğunu belirterek, erken fark edilmesinin ve zamanında uzmana başvurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Otizmin tarihçesine ilişkin bilgi veren Dr. Baklacı, “otizm” kelimesinin Yunanca “otos” kökünden geldiğini ve “kendi” anlamını taşıdığını ifade etti. Otizmin 1940 yılında tanımlandığını aktaran Baklacı, ilerleyen yıllarda tanılama sistemlerinde yer aldığını ve günümüzde DSM-5’te ayrı bir tanı bölümü olarak geçtiğini kaydetti.
 
Otizmin sosyal iletişim alanında çeşitli güçlüklerle kendini gösterdiğini belirten Dr. Baklacı, konuşmayı sürdürme, iletişimi anlama, karşılıklı sosyal etkileşimi devam ettirme, jest ve mimikleri anlama, göz teması kurma ve davranışları sosyal ortama göre ayarlama gibi alanlarda zorlanmalar yaşanabileceğini söyledi. Bu durumun arkadaşlık ilişkilerinden aile yaşamına, iş hayatından günlük iletişime kadar birçok alanı etkileyebildiğini ifade etti.
 
Dr. Baklacı, otizmde sosyal iletişim alanındaki belirtilere ek olarak davranışsal belirtilerin de görülebildiğini dile getirdi. Tekrarlayıcı davranışlar, kısıtlı ve değişmeyen ilgi alanları, rutinlere bağlılık, aynılıkta ısrar ve duyusal uyaranlara karşı artmış ya da azalmış tepkilerin bu belirtiler arasında yer aldığını belirten Baklacı, özellikle bazı çocuklarda kanat çırpma şeklinde yineleyici hareketler, nesneleri tekrarlayıcı kullanma, dönen nesnelere yoğun ilgi ya da sıcağa-soğuğa karşı hassasiyet görülebileceğini söyledi.
 
Konuşmasında ailelerin dikkat etmesi gereken işaretlere de değinen Dr. Baklacı, en sık başvuru nedenlerinden birinin konuşmanın gecikmesi ya da hiç başlamaması olduğunu ifade etti. Göz teması kurmama, ismine seslenildiğinde tepki vermeme ve yaklaşık 1 yaş civarında beklenen ortak dikkat becerisinin gelişmemesinin önemli uyarı işaretleri arasında bulunduğunu vurguladı.
 
Ortak dikkatin çocuk gelişiminde önemli bir basamak olduğunu belirten Baklacı, ebeveynin işaret ettiği bir nesne ya da olaya çocuğun da yönelmesinin beklendiğini, bu becerinin gelişmemesinin aileler açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir durum olduğunu söyledi.
 
Toplumda sıkça duyulan “Erkek çocuklar geç konuşur” ya da “Kardeşi de geç konuşmuştu” gibi ifadelerin başvuruyu geciktirebildiğine işaret eden Dr. Baklacı, konuşmada gecikme, göz teması kurmama ve kısıtlı ilgi alanları gibi belirtiler görüldüğünde, çocuk otizm tanısı almasa bile mutlaka çocuk psikiyatrisi uzmanına götürülmesi ve takip edilmesi gerektiğini belirtti.
 
Erken başvurunun önemine vurgu yapan Dr. Baklacı, ne kadar erken tanı konulursa özel eğitime o kadar erken başlanabileceğini, erken müdahalenin ise sürecin daha olumlu ilerlemesine katkı sağladığını ifade etti. Ailelere çağrıda bulunan Baklacı, en ufak bir şüphe durumunda vakit kaybetmeden uzman desteği alınmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
 
Bu açıklamayla 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü’nde otizme ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması ve ailelerin erken belirtiler konusunda bilinçlenmesinin amaçlandığı belirtildi.

Manisa HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmir35haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.