YEŞİLAY'DAN UYARI: SOSYAL MEDYA HEM BAĞIMLILIK OLUŞTURUYOR HEM DİĞER BAĞIMLILIKLARA ZEMİN HAZIRLIYOR

Gündem 31.03.2026 - 14:32, Güncelleme: 31.03.2026 - 14:32
 

YEŞİLAY'DAN UYARI: SOSYAL MEDYA HEM BAĞIMLILIK OLUŞTURUYOR HEM DİĞER BAĞIMLILIKLARA ZEMİN HAZIRLIYOR

Bir asrı aşkın süredir bağımlılıklarla mücadele eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, toplumsal bilinci artırmak ve bu mücadelede bilimsel bir yol haritası oluşturmak amacıyla yürüttüğü araştırmalarına bir yenisini daha ekledi. Daha önce “Bağımlılıkların Ekonomiye Maliyeti”, “Kumar Raporu” ve “Tütün Raporu”nu kamuoyuyla paylaşan Yeşilay, bu kez Sosyal Medya Araştırma Raporu’nu açıkladı.

Rapora ilişkin detayların paylaşıldığı basın toplantısı, 31 Mart 2026 tarihinde Sepetçiler Kasrı’nda, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Yeşilay Bilim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Peyami Çelikcan ve Prof. Dr.  Osman Tolga Arıcak’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye genelinde 1.195 katılımcının dahil olduğu araştırma, sosyal medya kullanımının bağımlılık boyutunu çok yönlü olarak ele alarak politika yapıcılar, eğitimciler ve aileler için önemli bir referans niteliği taşıyor. TÜRKİYE’DE HAFTALIK SOSYAL MEDYA KULLANIM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE Rapora göre Türkiye’de haftalık sosyal medya kullanım süresi ortalama 25 saate ulaşırken, bu oran dünya ortalaması olan 19 saatin üzerinde seyrediyor. Katılımcıların %70’i günde 3 saat ve üzeri sosyal medya kullandığını belirtirken, kullanıcıların önemli bir kısmının sosyal medyayı duygusal bir kaçış mekanizması olarak tanımladığı görülüyor. Araştırma bulguları, sosyal medyada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte ilişki başlatma, stresle başa çıkma, plan yapma gibi yaşam becerilerinin olumsuz etkilendiğini ortaya koyuyor.  Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verilerine göre, internet bağımlılığı başvurularının önemli bir bölümünü sosyal medya kullanıcıları oluşturuyor, danışanların büyük çoğunluğu akıllı telefonlarını temel olarak sosyal medya uygulamalarına erişmek amacıyla kullanıyor. Sosyal medya bağımlılığı nedeniyle YEDAM’a başvuran bireylerin kullanım süreleri ve bağımlılık belirtilerinin farklı zaman dilimlerinde izlendiği, ortalama 6 saat olan kullanım süresinde bir yıllık takip sonucunda belirgin bir düşüş sağlandığı ifade ediliyor. SOSYAL MEDYA KULLANICILARININ YÜZDE 30’U KUMAR İÇERİKLERİNE MARUZ KALIYOR Raporda, özellikle genç kullanıcıların zararlı içeriklere maruz kalma riskinin yüksek olduğuna dikkat çekiliyor. Kullanıcıların %30’u sosyal medya platformlarında kumar ve bahis içerikleriyle karşılaştığını, %20’si ise tütün ve alkol içeriklerine maruz kaldığını ifade ediyor. Ayrıca 12–19 yaş arası gençlerin, uyuşturucu içerikli paylaşımlara maruz kaldıkları günlerde madde kullanım risklerinin 30 kat arttığı belirtiliyor. Araştırma, sosyal medya bağımlılığının alışkanlığın ötesinde duygusal düzenleme, kaçış ve ödül mekanizmalarıyla beslenen bir döngü olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların önemli bir kısmı sosyal medyayı bırakma girişimlerinde başarısız olduğunu ifade ederken, mutluluğu sosyal medyada arayanların oranının da yüksek olduğu görülüyor. Diğer yandan kullanıcıların %58’i bağımlılığı özendiren içeriklerden rahatsız olduğunu belirtirken, bu durum toplumsal farkındalık ihtiyacını açıkça ortaya koyuyor. “DAVRANIŞSAL BAĞIMLILIKLAR TOPLUM İÇİN CİDDİ BİR TEHDİT OLUŞTURUYOR” Basın toplantısında konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, “Davranışsal bağımlılıklar bugün toplum için çok ciddi bir tehdit noktasına gelmiş durumda. Yeşilay olarak bizler, önleme, rehabilitasyon ve savunuculuk alanlarında bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte, mevcut durumun bilimsel zeminde tüm boyutlarıyla tespit edilmesini ve doğru şekilde anlaşılmasını son derece önemsiyoruz. Geliştirilen politikaların ise insanımız için etkili, uygulanabilir ve çözüm odaklı olmasına özellikle dikkat ediyoruz. Bu nedenle hem problemin bilimsel olarak ortaya konulması hem de çözüm odaklı önerilerin geliştirilmesi amacıyla kapsamlı raporlar hazırlıyoruz. Sosyal medyanın kontrolsüz ve yoğun kullanımı ise özellikle gençler başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinde bağımlılık riskini artırıyor. Bu nedenle dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda sosyal medya kullanımına yönelik minimum yaş sınırının belirlenmesi ve zararlı içerik ile reklamların daha etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini her fırsatta vurguluyoruz. Gençlerimize yönelik hedef odaklı önleme programlarını güçlendirmeli ve sosyal medya kullanımının etkilerini bilimsel olarak izleyebileceğimiz bağımsız bir davranışsal bağımlılıklar araştırma merkezini hayata geçirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.      
Bir asrı aşkın süredir bağımlılıklarla mücadele eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, toplumsal bilinci artırmak ve bu mücadelede bilimsel bir yol haritası oluşturmak amacıyla yürüttüğü araştırmalarına bir yenisini daha ekledi. Daha önce “Bağımlılıkların Ekonomiye Maliyeti”, “Kumar Raporu” ve “Tütün Raporu”nu kamuoyuyla paylaşan Yeşilay, bu kez Sosyal Medya Araştırma Raporu’nu açıkladı.

Rapora ilişkin detayların paylaşıldığı basın toplantısı, 31 Mart 2026 tarihinde Sepetçiler Kasrı’nda, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Yeşilay Bilim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Peyami Çelikcan ve Prof. Dr.  Osman Tolga Arıcak’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Türkiye genelinde 1.195 katılımcının dahil olduğu araştırma, sosyal medya kullanımının bağımlılık boyutunu çok yönlü olarak ele alarak politika yapıcılar, eğitimciler ve aileler için önemli bir referans niteliği taşıyor.

TÜRKİYE’DE HAFTALIK SOSYAL MEDYA KULLANIM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE

Rapora göre Türkiye’de haftalık sosyal medya kullanım süresi ortalama 25 saate ulaşırken, bu oran dünya ortalaması olan 19 saatin üzerinde seyrediyor. Katılımcıların %70’i günde 3 saat ve üzeri sosyal medya kullandığını belirtirken, kullanıcıların önemli bir kısmının sosyal medyayı duygusal bir kaçış mekanizması olarak tanımladığı görülüyor. Araştırma bulguları, sosyal medyada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte ilişki başlatma, stresle başa çıkma, plan yapma gibi yaşam becerilerinin olumsuz etkilendiğini ortaya koyuyor. 

Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verilerine göre, internet bağımlılığı başvurularının önemli bir bölümünü sosyal medya kullanıcıları oluşturuyor, danışanların büyük çoğunluğu akıllı telefonlarını temel olarak sosyal medya uygulamalarına erişmek amacıyla kullanıyor. Sosyal medya bağımlılığı nedeniyle YEDAM’a başvuran bireylerin kullanım süreleri ve bağımlılık belirtilerinin farklı zaman dilimlerinde izlendiği, ortalama 6 saat olan kullanım süresinde bir yıllık takip sonucunda belirgin bir düşüş sağlandığı ifade ediliyor.

SOSYAL MEDYA KULLANICILARININ YÜZDE 30’U KUMAR İÇERİKLERİNE MARUZ KALIYOR

Raporda, özellikle genç kullanıcıların zararlı içeriklere maruz kalma riskinin yüksek olduğuna dikkat çekiliyor. Kullanıcıların %30’u sosyal medya platformlarında kumar ve bahis içerikleriyle karşılaştığını, %20’si ise tütün ve alkol içeriklerine maruz kaldığını ifade ediyor. Ayrıca 12–19 yaş arası gençlerin, uyuşturucu içerikli paylaşımlara maruz kaldıkları günlerde madde kullanım risklerinin 30 kat arttığı belirtiliyor.

Araştırma, sosyal medya bağımlılığının alışkanlığın ötesinde duygusal düzenleme, kaçış ve ödül mekanizmalarıyla beslenen bir döngü olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların önemli bir kısmı sosyal medyayı bırakma girişimlerinde başarısız olduğunu ifade ederken, mutluluğu sosyal medyada arayanların oranının da yüksek olduğu görülüyor. Diğer yandan kullanıcıların %58’i bağımlılığı özendiren içeriklerden rahatsız olduğunu belirtirken, bu durum toplumsal farkındalık ihtiyacını açıkça ortaya koyuyor.

“DAVRANIŞSAL BAĞIMLILIKLAR TOPLUM İÇİN CİDDİ BİR TEHDİT OLUŞTURUYOR”

Basın toplantısında konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, “Davranışsal bağımlılıklar bugün toplum için çok ciddi bir tehdit noktasına gelmiş durumda. Yeşilay olarak bizler, önleme, rehabilitasyon ve savunuculuk alanlarında bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte, mevcut durumun bilimsel zeminde tüm boyutlarıyla tespit edilmesini ve doğru şekilde anlaşılmasını son derece önemsiyoruz. Geliştirilen politikaların ise insanımız için etkili, uygulanabilir ve çözüm odaklı olmasına özellikle dikkat ediyoruz. Bu nedenle hem problemin bilimsel olarak ortaya konulması hem de çözüm odaklı önerilerin geliştirilmesi amacıyla kapsamlı raporlar hazırlıyoruz.

Sosyal medyanın kontrolsüz ve yoğun kullanımı ise özellikle gençler başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinde bağımlılık riskini artırıyor. Bu nedenle dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda sosyal medya kullanımına yönelik minimum yaş sınırının belirlenmesi ve zararlı içerik ile reklamların daha etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini her fırsatta vurguluyoruz. Gençlerimize yönelik hedef odaklı önleme programlarını güçlendirmeli ve sosyal medya kullanımının etkilerini bilimsel olarak izleyebileceğimiz bağımsız bir davranışsal bağımlılıklar araştırma merkezini hayata geçirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

 

 

 

İstanbul HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmir35haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.