ZOR ZAMANLARDA MÜCADELE RUHUMUZDAN ASLA VAZGEÇMEMELİYİZ

Etkinlik 28.08.2026 - 10:59, Güncelleme: 28.08.2026 - 10:59
 

ZOR ZAMANLARDA MÜCADELE RUHUMUZDAN ASLA VAZGEÇMEMELİYİZ

30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan büyük zafer, milletimizin imkansızlıklar içinde dahi birlik ve beraberlikten aldığı güçle neleri başarabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen bağımsızlık mücadelesi, Türk milletinin kaderini değiştirmiş ve Cumhuriyet’e uzanan yolu açmıştır.

30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan büyük zafer, milletimizin imkansızlıklar içinde dahi birlik ve beraberlikten aldığı güçle neleri başarabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen bağımsızlık mücadelesi, Türk milletinin kaderini değiştirmiş ve Cumhuriyet’e uzanan yolu açmıştır. Bugün yakın coğrafyamızdaki savaşlar ve gelişmeler, teknolojik atılımlar, güç dengelerinin el değiştirmesi ile bunların yarattığı siyasi ve ekonomik sonuçlar ülkemizi de etkilemektedir. İşte bu zorlu süreçlerde atalarımızdan miras aldığımız mücadele ruhundan asla vazgeçmemeliyiz. Birlik ve beraberlik içinde, bağımsızlık ve egemenlik irademizi daha da güçlendirerek geleceğe emin adımlarla yürümeliyiz. Sorumluluğumuz çok fazla. Eğitime, bilime, üretime, teknolojiye ve hukukun üstünlüğüne daha fazla yatırım yaparak; daha fazla üretmek, istihdam yaratmak, teknoloji geliştirmek ve ülkemizin küresel rekabet gücünü artırmak en önemli görevimiz. Çünkü biliyoruz ki; cephede kazanılan zaferler, üretimle taçlandıkça ölümsüzleşir. 30 Ağustos’un mücadele ruhunu, bugün üretim ve kalkınma hedeflerimizle geleceğe taşımak zorundayız. En büyük hedefimiz, güçlü ekonomisi, yüksek katma değerli üretimi ve nitelikli insan kaynağıyla dünyada daha rekabetçi bir Türkiye olmalıdır. 104 yıl önce cephede dökülen her mermi, yakılan her ateş, tam bağımsız bir geleceğin sarsılmaz iradesiydi. O gün askeri zaferle yazılan destan; bugün fabrikalarımızda dönen dev çarklarda, laboratuvarlarda, yüksek teknolojiyle üreten cesur ellerde devam ediyor. Kocatepe’den aldığımız o büyük vizyonla, Ege’den dünyaya uzanan sanayimizle yarınları inşa ediyoruz. Bu anlamlı günde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Milletimizin birlik ve beraberliğinin, bağımsızlık iradesinin ve Cumhuriyetimize olan bağlılığının sonsuza kadar yaşamasını diliyor, 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı en içten duygularımla kutluyorum.
30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan büyük zafer, milletimizin imkansızlıklar içinde dahi birlik ve beraberlikten aldığı güçle neleri başarabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen bağımsızlık mücadelesi, Türk milletinin kaderini değiştirmiş ve Cumhuriyet’e uzanan yolu açmıştır.

30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan büyük zafer, milletimizin imkansızlıklar içinde dahi birlik ve beraberlikten aldığı güçle neleri başarabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen bağımsızlık mücadelesi, Türk milletinin kaderini değiştirmiş ve Cumhuriyet’e uzanan yolu açmıştır.

Bugün yakın coğrafyamızdaki savaşlar ve gelişmeler, teknolojik atılımlar, güç dengelerinin el değiştirmesi ile bunların yarattığı siyasi ve ekonomik sonuçlar ülkemizi de etkilemektedir. İşte bu zorlu süreçlerde atalarımızdan miras aldığımız mücadele ruhundan asla vazgeçmemeliyiz. Birlik ve beraberlik içinde, bağımsızlık ve egemenlik irademizi daha da güçlendirerek geleceğe emin adımlarla yürümeliyiz.

Sorumluluğumuz çok fazla. Eğitime, bilime, üretime, teknolojiye ve hukukun üstünlüğüne daha fazla yatırım yaparak; daha fazla üretmek, istihdam yaratmak, teknoloji geliştirmek ve ülkemizin küresel rekabet gücünü artırmak en önemli görevimiz. Çünkü biliyoruz ki; cephede kazanılan zaferler, üretimle taçlandıkça ölümsüzleşir. 30 Ağustos’un mücadele ruhunu, bugün üretim ve kalkınma hedeflerimizle geleceğe taşımak zorundayız. En büyük hedefimiz, güçlü ekonomisi, yüksek katma değerli üretimi ve nitelikli insan kaynağıyla dünyada daha rekabetçi bir Türkiye olmalıdır.

104 yıl önce cephede dökülen her mermi, yakılan her ateş, tam bağımsız bir geleceğin sarsılmaz iradesiydi. O gün askeri zaferle yazılan destan; bugün fabrikalarımızda dönen dev çarklarda, laboratuvarlarda, yüksek teknolojiyle üreten cesur ellerde devam ediyor. Kocatepe’den aldığımız o büyük vizyonla, Ege’den dünyaya uzanan sanayimizle yarınları inşa ediyoruz.

Bu anlamlı günde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Milletimizin birlik ve beraberliğinin, bağımsızlık iradesinin ve Cumhuriyetimize olan bağlılığının sonsuza kadar yaşamasını diliyor, 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı en içten duygularımla kutluyorum.

İzmir HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmir35haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.