Ege Üniversitesinde Prof. Dr. Erdal Apaydın için görkemli veda töreni
Ege Üniversitesinde Prof. Dr. Erdal Apaydın için görkemli veda töreni
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nın duayen öğretim üyesi Prof. Dr. Erdal Apaydın, düzenlenen akademik veda programı ile emekliliğe uğurlandı.
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nın duayen öğretim üyesi Prof. Dr. Erdal Apaydın, düzenlenen akademik veda programı ile emekliliğe uğurlandı.
Bilim, Sanat ve İnsanlık temasının ön plana çıkarıldığı emeklilik töreninde Prof. Dr. Apaydın’ın Ege Üniversitesi için bir rol model olduğu vurgulanırken başarıları törene damga vurdu.
Emeklilik töreninde konuşan EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı, “Kendisini öncelikle hümanist yanıyla ve insana yönelik dokunuşları ile tanırız. Asaleti ve şıklığıyla örnek bir beyefendi, duru Türkçesiyle hayranlık uyandıran bir eğitmen, şefkatli bir hekim, en zor ameliyatları zarafetle kolaymış gibi gösteren usta bir cerrah, adaletli bir başhekim ve asistanlarının gözündeki ışıktan anlaşıldığı üzere muazzam bir hocadır” dedi.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) Üroloji Anabilim Dalı’nın duayen akademisyenlerinden Prof. Dr. Erdal Apaydın için "Akademik Veda ve Emeklilik Programı" düzenlendi. Muhiddin Erel Amfisi’nde gerçekleştirilen ve duygu dolu anların yaşandığı törene, EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı, EÜTF Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Hatice Şahin ve Prof. Dr. Burcu Barutçuoğlu, EÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Emin Karaca, gazeteci Misket Dikmen, çok sayıda akademisyen, öğrenciler ve Apaydın ailesi ile yakınları katıldı.
Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı, “Yarım asır boyunca kurumuna böylesine aşkla hizmet etmek; onun sadece ne kadar iyi bir evlat, eş veya baba olmanın yanında her şeyden önce ne kadar 'iyi bir insan' olduğunu gösterir. Kendisi her yönüyle bizler için bir roldür; asaleti ve şıklığıyla örnek bir beyefendi, duru Türkçesiyle hayranlık uyandıran bir eğitmen, şefkatli bir hekim, en zor ameliyatları zarafetle kolaymış gibi gösteren usta bir cerrah, adaletli bir başhekim ve asistanlarının gözündeki ışıktan anlaşıldığı üzere muazzam bir hocadır. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı ve şahsım adına, bizlere yaptığı o kucaklayıcı abiliği ve bu kuruma kattığı tüm eşsiz değerler için kendisine sonsuz teşekkürlerimi sunuyor; ailesiyle birlikte sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür diliyorum” diye konuştu.
“Bu süreci bir veda değil, mezuniyet olarak görüyorum”
EÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hatice Şahin, “Ben bu emeklilik törenini kıymetli bir ritüel olarak görüyorum. Hocamıza yeni yaşamının her aşamasında başarılar diliyorum. Emekliliğe, ben her zaman mezuniyet olarak bakarım. Bugün bu tanım bir kez daha anlam kazandı” dedi.
“Asıl gücümüz, mesleki kültürü geleceğe aktaran hekimlerimizdir”
Prof. Dr. Emin Karaca ise, “Hocamız bugün tam 48 yılını Ege Üniversitesine adadı. Kendisi, hepimizin sevdiği kurumumuzun canlı tarihidir. Bir tıp fakültesinin asıl gücünün teknolojik cihazlar değil; Atatürk'ün 'Beni Türk hekimlerine emanet ediniz' sözündeki vizyonu yaşatan, mesleki kültürü ve Ege Üniversitesi aidiyetini gelecek kuşaklara aktaran Erdal Hoca gibi hekimler olduğuna inanıyoruz. Koridorlarımızda onun neşesini, pozitif enerjisini ve koşulsuz desteğini çok arayacağız. Bugüne kadar şifa dağıttığı hastalar, yetiştirdiği binlerce öğrenci ve kurumumuza kattığı tüm değerler için kendisine sonsuz teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
“O, hastalarına derin güven veren 'insan gibi insan'dır”
İzmir Gazeteciler Cemiyeti İlk Kadın Başkanı Misket Dikmen, “Bizim meslekte olduğu gibi hekimlikte de gerçek bir emeklilik olmadığına inanıyorum. Hocamızın, muazzam tecrübesiyle şifa dağıtmaya devam edeceğine inancım tam. Kendisiyle 26 yıl önce, sırf hastalarıyla daha doğru ve güçlü bir bağ kurabilmek adına üniversitenin radyo eğitimine katılıp ön sıraya oturduğunda tanışmıştık. Gençlere inanılmaz bir ilham vermişti. Rahmetli babamın onun için kurduğu 'insan gibi insan' cümlesi, onun sadece tıbbi başarısını değil; hastalarına verdiği o derin güveni ve kurduğu eşsiz insani bağı en güzel anlatan tabirdir” dedi.
“50 yıllık yolculuğumda yuvama hizmet etmekten gurur duyuyorum”
Duygularını aktaran Prof. Dr. Erdal Apaydın, “Benim için bir vedadan ziyade, hamuruma katkı sağlayan herkese bir 'teşekkür' niteliği taşıyan bugünde yanımda olduğunuz için hepinize minnettarım. Dile kolay, öğrenciliğimle birlikte tam 50 yılımı geçirdiğim, en kıdemli öğrencilerinden biri olduğum bu koridorlarda muazzam anılar biriktirdim. Kars Digor’daki mecburi hizmetimden Londra Royal London Hospital ve Cleveland Clinic’teki eğitimlerime kadar tüm hayatım, daima öğrenmek ve bu öğrendiklerimi yuvama, kliniğime aktarmakla geçti. Biz üroloji kliniğinde omuz omuza vererek muazzam bir aile olduk; laparoskopik ve robotik cerrahiyi kliniğimize kazandırırken Ege Robotik Ünitesi'ni kurarken yanımda olan, onlarsız bu başarıların elde edilemeyeceği tüm mesai arkadaşlarıma, hemşirelerimize ve personelimize sonsuz teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Prof. Dr. Apaydın, “Elbette en büyük teşekkürü; gecesi gündüzü belli olmayan cerrahlık mesleğinin kahrını çeken, arkamda dimdik durarak bana her zaman o huzurlu yuvayı sağlayan kıymetli eşime ve aileme borçluyum. Geleceğimizin teminatı olan sevgili asistanlarım ve öğrencilerim; hekimliğin sadece ameliyat yapmak veya reçete yazmak değil, hastaya dokunmak ve onun derdiyle dertlenmek olduğunu unutmadan bu aidiyeti yaşatacağınıza inancım tam; kapım sizlere her daim açık olmaya devam edecek. Bugün burada sadece bir veda değil, aynı zamanda büyük bir aile olduğumuzu bir kez daha hissetmenin mutluluğunu yaşıyorum. Her bitişin yeni bir başlangıç olduğuna inanarak; bu anlamlı organizasyonu düzenleyen Rektörlüğümüze, Dekanlığımıza, Başhekimliğimize ve bugün beni yalnız bırakmayan tüm dostlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Benim hakkım varsa hepinize helal olsun, lütfen sizler de hakkınızı helal edin. Sağ olun, var olun” dedi.
Konuşmanın ardından Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Barış Altay tarafından Prof. Dr. Erdal Apaydın’a hizmetlerinden dolayı onur plaketi takdim edildi.
Bilim, sanat ve insanlık bir arada
Törenin ikinci bölümünde ise sanat rüzgârı esti. Müzik Direktörlüğünü Hüseyin Çebi’nin üstlendiği sanat bölümünde, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı tarafından sunulan Türk Halk Oyunları gösterisi büyük beğeni topladı. Doç. Dr. Özgür Çelik’in kabak kemane dinletisi, Şef Handan Sel yönetimindeki Ritmisel Pop Grup konseri, piyanist Zafer Çebi ve trompet sanatçısı Tolga Bilgin’in performansları izleyicilere keyifli anlar yaşattı.
"Bilim, Sanat ve İnsanlık" temasıyla gerçekleştirilen organizasyon, tüm katılımcıların sahneye davet edildiği toplu hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
İzmir HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


