YANGIN SİSTEMLERİ KURULU, PEKİ ÇALIŞIYOR MU?
YANGIN SİSTEMLERİ KURULU, PEKİ ÇALIŞIYOR MU?
zmir’de ve ülkemizin farklı kentlerinde meydana gelen yangınlar, yapıların ve tesislerin yangın güvenliği açısından ne kadar hazırlıklı olduğunun yeniden sorgulanmasını gerekli kılmaktadır. Her yangın aynı nedenlerle ortaya çıkmasa da, yangının kısa sürede büyümesine ve ağır sonuçlara yol açmasına neden olan eksikliklerin önemli bir bölümü önceden tespit edilebilir niteliktedir.
zmir’de ve ülkemizin farklı kentlerinde meydana gelen yangınlar, yapıların ve tesislerin yangın güvenliği açısından ne kadar hazırlıklı olduğunun yeniden sorgulanmasını gerekli kılmaktadır. Her yangın aynı nedenlerle ortaya çıkmasa da, yangının kısa sürede büyümesine ve ağır sonuçlara yol açmasına neden olan eksikliklerin önemli bir bölümü önceden tespit edilebilir niteliktedir.
Yangından korunma sistemlerinin kurulumu kadar, işletme sürecindeki bakımı, testleri ve periyodik kontrolleri de zorunlu bir güvenlik unsuru olarak görülmelidir. İzmir’de ve ülkemizin farklı kentlerinde meydana gelen yangınlar, yapıların ve tesislerin yangın güvenliği açısından ne kadar hazırlıklı olduğunun yeniden sorgulanmasını gerekli kılmaktadır. Her yangın aynı nedenlerle ortaya çıkmasa da, yangının kısa sürede büyümesine ve ağır sonuçlara yol açmasına neden olan eksikliklerin önemli bir bölümü önceden tespit edilebilir niteliktedir.
TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak yangın güvenliğinin yalnızca olay anındaki müdahaleden ibaret olmadığını vurgulamak istiyoruz. Bir yapının yangına karşı güvenliği tasarımından başlayarak kullanılan malzemelere, tesisatın uygulanmasına, işletme koşullarına ve düzenli bakımına kadar uzanan bir süreç içerisinde ele alınmalıdır. Özellikle sanayi tesisleri, depolar ve geri dönüşüm işletmeleri gibi yüksek miktarda yanıcı malzemenin bulunduğu alanlarda bu konu daha da önem kazanmaktadır. Yanıcı malzemelerin depolanma şekli ve miktarı, tesis içerisindeki yerleşim düzeni, yangının bölümlere ve diğer yapılara geçmesini engelleyecek tedbirler ile aktif yangın söndürme sistemlerinin kapasitesi birlikte değerlendirilmelidir.
Yangın güvenliği açısından en önemli sorunlardan biri de sistemlerin kurulmuş olmasının, her zaman güvenli bir sonuç doğuracağının düşünülmesidir. Yangın pompalarının çalışmaması, sprinkler sistemlerinin devre dışı kalması, yangın dolaplarında yeterli basınç bulunmaması veya algılama ve alarm sistemlerinin gerektiği gibi çalışmaması yangın anında kritik sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle yangından korunma sistemlerinin kurulumu kadar, işletme sürecindeki bakımı, testleri ve periyodik kontrolleri de zorunlu bir güvenlik unsuru olarak görülmelidir. Sistemlerin hangi tarihte kontrol edildiği kadar, yapılan kontrolün kapsamı ve sistemin gerçek çalışma koşullarında işlevini yerine getirip getirmediği de önem taşımaktadır.
Diğer taraftan yangının yayılmasını sınırlandıracak yapısal önlemler de ihmal edilmemelidir. Dış cephelerde kullanılan malzemelerin yangın davranışı, katlar ve bağımsız bölümler arasındaki yangın geçişlerinin sınırlandırılması, yangın kapılarının ve kaçış yollarının uygunluğu gibi konular, yangının başlangıç noktasından daha geniş bir alana yayılmasını önlemede önemli rol oynamaktadır. Yangın güvenliğinde yalnızca yeni yapılan binaların değil, kullanımda olan yapı ve tesislerin de düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi gerekir. Zaman içerisinde yapılan tadilatlar, kullanım amacındaki değişiklikler, depolanan malzemelerin farklılaşması veya tesisat üzerinde gerçekleştirilen müdahaleler, başlangıçta uygun olan yangın güvenliği koşullarını değiştirebilir.
Bu noktada sorumlulukların açık biçimde tanımlandığı ve denetim mekanizmalarının etkin olarak işletildiği bir sisteme ihtiyaç vardır. Yangın tesisatlarının ilgili mevzuat ve standartlara uygun olarak projelendirilmesi, uygulamanın projeye uygun gerçekleştirilmesi ve işletme döneminde gerekli teknik kontrollerin yapılması, can ve mal güvenliği açısından birlikte değerlendirilmelidir. TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak özellikle şu hususların dikkate alınması gerektiğini vurguluyoruz: Yangından korunma sistemleri yapının veya tesisin kullanım amacı ve taşıdığı riskler dikkate alınarak projelendirilmelidir.
Proje ile sahadaki uygulamanın uyumu kontrol edilmelidir. Yangın pompaları, sprinkler, yangın dolapları, algılama ve alarm sistemleri gibi aktif sistemlerin düzenli bakım ve testleri yapılmalıdır. Kaçış yolları, yangın kapıları, acil aydınlatma ve yangının yayılmasını sınırlandıran yapısal önlemler sürekli olarak kullanılabilir durumda tutulmalıdır. Tesislerde kullanım veya depolama koşullarının değişmesi halinde yangın güvenliği yeniden değerlendirilmelidir. Periyodik kontroller yalnızca belge düzenlenmesi amacıyla değil, ekipmanların gerçek çalışma koşullarındaki durumunu ortaya koyacak şekilde gerçekleştirilmelidir.
Yangın güvenliği konusunda yetkin mühendislik hizmetlerinin ve etkin kamu denetiminin önü açılmalıdır. Yangın sonrasında yapılacak müdahalenin başarısı elbette büyük önem taşımaktadır. Ancak can ve mal kaybını azaltmanın en etkili yolu yangının büyümesine neden olabilecek eksiklikleri olay gerçekleşmeden önce ortaya çıkarmaktır. TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak ilgili kamu kurumlarını, yapı ve tesis sahiplerini, işletmecileri ve tüm sorumlu tarafları yangın güvenliği konusunda gerekli teknik ve idari tedbirleri almaya, mevcut denetim mekanizmalarını etkin biçimde işletmeye çağırıyoruz. TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu
İzmir HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


