Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Uykudaki, rüya ise ruhu dinlendirir!
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Uykudaki, rüya ise ruhu dinlendirir!
Nevzat Tarhan, "Bir insanın rüyasının görmesi mümkün değil. Herkes rüya görüyordur, hatırlamıyordur. Rüya gören, insanın görünen bir özelliğidir. Uykunun içinde, rüya ise ruhu dinlenir. Asıl ruhsal dinlenme sırasında." dedi. Eğer kişi bir ruhsal sorunu yoksa, rüya yorumlarıyla uğraşıp vakit kaybetmesine gerek olmadığını dile getiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ancak psikiyatrik tedavi veya terapi süreci olan biri için rüyalar anlamlı olabilir.” dedi.
Nevzat Tarhan, "Bir insanın rüyasının görmesi mümkün değil. Herkes rüya görüyordur, hatırlamıyordur. Rüya gören, insanın görünen bir özelliğidir. Uykunun içinde, rüya ise ruhu dinlenir. Asıl ruhsal dinlenme sırasında." dedi. Eğer kişi bir ruhsal sorunu yoksa, rüya yorumlarıyla uğraşıp vakit kaybetmesine gerek olmadığını dile getiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ancak psikiyatrik tedavi veya terapi süreci olan biri için rüyalar anlamlı olabilir.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bilinçaltı ve rüyalar konusunu değerlendirdi.
“İnsanın kendi varlığının bilincinde olan tek canlı”
Nevzat Tarhan, canlılar arasında, özellikle memeliler arasında yer alan insanın, bilincin sahibi olan tek varlık olduğunu dile getirerek, "Diğer hiçbirda bilincin olmaması. Diğer canlıların zaman varlığı, geçmişi ve gelecek bilinci, varlığı bilinci, anlam arayışı ya da ölüm bilinci yoktur. Bunlar yalnızca spesifiktir. İnsan, kendi varlığının bildiği olan tek canlıdır.'Ben kimim, gelecek bilinci, varlığı bilincidir. gibi bilgileri sorabilmek bu farkındalığın göstergesidir. Kişinin bilgisi olmadan yaptığı şeyler genellikle bilinçaltından takip edilir. Farkında olarak yapılan şeyler saklıdır; tanınmadan yapılanlar ise bilinçsiz davranışlardır. dedi.
“Bilinç, kuantum bir varlık olarak ele alınıyor”
Bu konuların yaklaşık 100 yıl önce Freud ve Jung gibi psikiyatristler tarafından da tartışıldığı, fikir ve sanataltı arasındaki ilgiliin özellikle ruhsal hastalıkla ilgili olarak ele alındığını kaydeden Prof. Bilinçaltı, bir insanın analiz etme çabasında ortaya çıkan, kişinin bazen kendisinden bile beklemediği bir şekilde ortaya çıkan bazı insanlar, hiç düşünmeden otomatik tepkiler verebilir veya refleks gösterip gösterebilmektedir. diye konuştu.
“Örtük bellek, bilgisi olmadan otomatik olarak saklama bilgilerini barındırıyor”
Günümüzdeki nörobilimin bu konuyla ilgili olarak ortaya çıkan, “bilinçaltı” yerine artık “implisit hafıza”, yani görünümk belleklerin piyasaya sürülmesini anlatan Tarhan, “Bilincin paketi ise 'eksplicit hafıza' yani açık olarak renkleri. Kişinin örtük belleği (bilinçaltı) ve açık bellek (bilinç) mekanizmalarını ne kadar iyi yönetebildiği, hayatlarını ne ölçüde kontrol edebildiğini belirler.” ifadesinde bulundu.
“Bir kişinin, karşısındakinin karşılıklı olarak yoğun bir tepki vermesi”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bilinçaltı ve fikirdışı kavramların kimi zaman karıştırılsa da farklı şeylerin olduğunu ifade ettiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Bir kişi, karşılıklı karşılıklı karşılıklı yoğun bir tepki verir. Bu durumu analiz ettiğinizde ortaya çıkan ki, tepki gösteren kişi aslında tarihsel olarak zararlı bir kişiye fiziksel ya da davranışsal olarak benzemektedir. Kişi bunun bilincinde değildir ama bilinçaltı bu benzerliği çağrıştırır ve otomatik bir tepki oluşturur. Yani karşı kişi aslında bir yanlış yapmamış olsa bile, kişinin yaşadığı olumsuz deneyimin tepki verir. Bu, beyninin devreye girmesiyle olur. Bu ona türdeki tepkilerin rüyalarıyla da yakın ilişki kurar. Ona göre rüyalar, bilincin altına en kolay ve doğrudan aktarılan Jung ise, bilinç ile bilinçaltı arasında köprüler olduğunu söylemiştir.
Gündüz rüyası kaygılı görülüyor
Hipnozun da rüyanın da uykunun da farklı bir bilinç durumu olduğunu dile getiren Prof. Rüyanın rüyası anlaşılır. Örneğin, dizi rüyalar ya da lüsid rüyalar dediğimiz rüya türlerinde bilinçaltı arasında kısa geçişler olur. Yapılan anketlere göre, onun 100'ü hakkında 40'ı lüsid rüyalar anlatıyor Yani lüsid rüyalar nadir bir durum değil. dedi.
Gündüz rejimi olan bir kişi, dışarıdan hayal ediyor gibi görünse de aslında 'gündüz rüyası' yaşıyor olabilir de ifade eden Tarhan, "Bu, Maladaptif Daydreaming olarak bilinen bir durum. Özellikle kaygılı patlamalar sık görülür. Kişinin gündüz düşleriyle gerçeklik arasında gidiş geliş ve bu durum gidişleri da." şeklinde konuştu.
Rüyalar uzay ve zaman kavramlarının dışında işliyor
Bilincin kuantumu” ya da “ruh sağlığının kuantumu” olarak adlandırılan alanın rüya dünyasında olduğu ve rüyaların da uzay ve zaman kavramlarının dışında kalan seyrini anlatan Tarhan, “Jung bu konuda şöyle der, 'İnsanın ruhunun uzay ve zamanın dışında bir parçası olması gerekir.' Burada Jung'un 'ruh' tanımı, dini literatürdeki ruh tanımına oldukça benzer. İnsan, başka bir enerji bandından gelmiş, bu dünyada fiziksel gerçeklikte yaşıyor ve ölümden sonra başka bir enerji uçağına geçiyor olabilir. Yani insanın varlığı sadece bu dünyayla sınırlıdır. Biz bu geniş denklemlerin sadece simülatif bir bölümündeyiz. Rüyalar ise bu denklemlerle kurduğumuz alanlardır.” diye konuştu.
'Evren bir simülasyon olabilir mi?'
Kuantum fiziğiyle uğraşan bilim insanlarının belirginleştiğine işaret eden Tarhan, özelliklerini şöyle anlattı:
“Gözlemlediğimiz şey var olur, gözlemlemediğimiz şey yok gibi davranır. Hatta bu noktada şöyle bir tartışma da vardır: Kara deliklerin ötesinde bu evreni gözlemleyen, üstün bir bilgisayar teknolojisi kullanan başka varlıklar olabilir mi? Bu fikir, bazı bilimsel çevrelerde 'evren bir sıcaklık olabilir mi?' Yakın zamanda ortaya çıkacak. Bu düşüncelerin kutsal metinlerde yankıyı bulur. Kur'an-ı Kerim'e ayrılıklar, bazı yorumlara göre "Biz sanki Tanrı'nın zihninde yaşıyormuşuz" gibi bir bakış açısı ortaya çıkıyor. Bu görüşler nedeniyle tarih boyunca birçok düşünülmüş, hatta bazıları ilan edilmiş ya da denenmiştir. Oysa bugün kuantum fiziği bu bilgilerin bilimsel zeminlerde tekrar tartışılmasına olanak tanımaktadır. Çünkü kuantum, göstergeleri tanımlamaya çalışan bir bilim verilidir.”
Uyku sırasında nasıl bilgi verilir?
Bazı bilim insanlarının 'Acaba rüyası, insanın kuantum evrenle bağlantı kurduğu bir alan mı?' "Bu durum rüyayı sadece bilinçaltıyla değil, aynı zamanda kuantum fizik, psikiyatri, felsefe ve Spiritüalite gibi farklı disiplinlerin ortak tartışma bölgesindesiniz. Bu yüzden bugün dünyada birçok yerde rüya laboratuvarları kurulmakta, rüya üzerine bir araya getirilmektedir. Uyku sırasında nasıl davrandığı, özellikle de rüyada nasıl yürütüldüğü incelenmektedir." dedi.
Bastırılmış travmaların çözümlenmesi
Terapide zaman zaman zihinselle alışverişaltına erişimya çalışılan kaydeden Tarhan, ancak bazı zor vakalarda, özellikle bastırılmışların çözümlenmesi biçimleri, yöntemlerin yetersiz kalabildiğini, bu gibi biçimleri, kişinin uyku ve aktarımlık arasındaki bir terapi rejimine bağlanan, anestezi rejiminin bir yöntemi olan narkoanalizin çözülmemiş bir travmanın çözülebildiğini ve çözülmemiş bir travmanın çözülebildiğini.
Travma çözüldüğünde rahatlama ayarı
Bu teknikte sağ ve sol beyin lobları ses ya da gözleriyle eş zamanlı olarak uyarılır. Bu teknikte sağ ve sol beyin lobları ses ya da gözleriyle eşleştirilebilir. Bastırdığı travmatik anıların bozulması varır ve onları yeniden işleyebilir. Tüm bu bozulmalarda ortak nokta, kişide farklı bir bilinç durumu oluşturmaktır.” şeklinde konuştu.
“Asıl ruhsal dinlenme, rüya sırasında gerçekleşiyor”
Rüyanın bizim günün bir parçası olduğunu kaydeden Tarhan, "Bir insanın rüyası görmemesi mümkün değil. Herkesin rüyası duruyor, hatırlamıyordur. Öyle ki, görme engelli olan bebekler bile rüyada olabilirdi. Şimdiye kadar duymamış, tanıdığım bu bebeklerin uykuda gülüştüğü, rüyanın yalnızca dünyadan alınan verilerle değil, beyniyle ilgili bir süreç olduğunu gösteriyor. Bu durum, rüyanın beynimizin temel bir sıcaklığıdır. Rüya, insanın görünen bir özelliğidir, rüya ise ruhu dinlendirir . Asıl ruhsal dinlenme, rüya sırasında gerçekleşir.” dedi.
“Rüya görüyor, avantajlı bir ihtiyaçtır”
Bilinçaltının, aslında görünümlü aralığımız olduğunu ve beynimizde karşılıklı karşılığının ortaya çıktığı dile getiren Tarhan, "Rüyalar da bu örtülü aralığın bir arada. Rüya, kalıcı bir ihtiyaçtır. Rüyayı yok etmekle bir kişide şizofreni mevcut olabilir oluşturabilirsiniz. REM uykusu sırasında kişi her rüyaya daldığında uyandırılırsa, bu ciddi psikolojik bozulmalara yol açar." ifadesinde bulundu.
Terapi süreci olan biri için rüyalar anlamlı olabilir
Prof. Bu rüya tabir kitaplarında yer alır. Ancak bu semboller onun için aynı anlamı taşımaz. Önemli olan, rüyayı kişinin kendi psikolojik yapısına uygun şekilde yorumlamaktır.” diye anlattı.
Toplumumuzdaki rüyalardan etkilenme oranı çok yüksek
Negatif düşünen insanların rüyalarıyla ilgili genellikle olumsuz senaryolar ürettiklerini, olumlu işleyen kişilerin ise rüyalarını daha olumlu yorumlama olduğunu kaydeden Tarhan, "Ancak bizim toplumumuzda rüyalardan etkilenme oranı oldukça yüksek, yapılana göre bu oran yüzde 85'e kadar çıkabiliyor. Bu da demek oluyor ki, birçok insan rüyalarından etkilenip yanlış parçalanabiliyor, bile bu zedeleyebiliyor." dedi.
Rüyalar asla anlamsız değil…
Rüyaların asla anlamsız olmadığını ve sembollerle konuştuğunu ifade eden Tarhan, "Ancak bu sembollerin dilini bilmiyorsanız, rüyaları anlamanız mümkün olmaz. ifadesinde bulundu.
Rüya yorumlarının, analiz aşamasında önemli bir araç olsa da tedavi sürecinde her zaman aynı başarıyı göstermediğini kaydeden Tarhan, "Bu nedenle psikanalizin günümüzdeki evrimi nöropsikanaliz olarak adlandırılır. Artık bilinçaltını öğrenme geçmişe göre daha kolay. Gelişen teknikler sayesinde, birçok beyinaltına ulaşmak mümkün hale geldi." diye konuştu.
İlham bazen ayrıntılarıken bazen de rüyada ortaya çıkar
Haberci rüyalar rüyasında dikkat çeken Tarhan, “Kişi rüyasında birini görüyor ve ertesi gün o insanın gerçekten karşısında çıkıyor. Toplumda bu tür rüyaları görenlerin oranı yüzde 50-60 civarındadır. Herkesin hemen hemen bu şekilde ayrı ayrı, anlamlı bir rüya deneyimi vardır. Asıl önemli olan ise bu rüyaların doğru şekilde olabileceğidir. Eğer kişi görürse, bu durum yolda. rüyada ortaya çıkıyor. dolayısıyla evrende henüz tam olarak anlayamadığımız bir boyut olabilir. Rüyalar da zaman zaman bu boyutla bağlantı kurmanın yollarından biri olarak değerlendirilebilir.” Şekilli şekiller tamamlandı.
İstanbul HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


